| Profesör Kang'ın dersini alan biri olarak şikayet ettiğinizi duymak sinir bozucu. | Open Subtitles | كم هُو مزعجٌ سماعُ شكواكِ من البروفيسورة كانغ بينما أنا في صفّها. |
| Isin garip yani bir tarafim cok kizgin onun adini dahi bir daha duymak istemiyor. | Open Subtitles | الشئالغريب, أنجزءٌمنيكان غاضبٌجداً . أنا لا أريد سماعُ أسمها مجدداً. |
| O şarkıları duymak içimde bir şeyi iyileştirdi. | Open Subtitles | .سماعُ تلكَ الأغاني كانت كعالج بالنسبةِ لي |
| Başka birinin böyle söylemesini duymak güzel. | Open Subtitles | حسنا, من الجيد سماعُ شخصُ آخر يقول ذلك |
| Bunu duymak acıttı. | Open Subtitles | يؤلمني سماعُ هذا |
| Bunu duymak çok güzel. | Open Subtitles | من اللطيف سماعُ ذلك |
| Bunu duymak güzel. | Open Subtitles | من الجيدِ سماعُ ذلِكَـ |
| Mahkemeyi duymak istemiyor. | Open Subtitles | إنها لاتريد سماعُ ذلك! |