| Duyduğuma göre, ünün cilalanabilir. | Open Subtitles | على حسب ما أسمع، يجدر بكَ أن تحسّن من سمعتكَ. |
| Şunu bil ki, ünün sende önde gidiyor. | Open Subtitles | دعنا نُواجهُ هذا، سمعتكَ سَبقتْك. |
| Dışarıdaki ünün için de iyi. | Open Subtitles | وفي سمعتكَ هنا |
| Kuru havanın egzamanı azdırdığından şikayetçi olduğunu duymuştum. | Open Subtitles | سمعتكَ تتذمر من أن الهواء الجاف يفاقم الأكزيما التي لديك |
| Evet ilk söylediğinde de duymuştum. | Open Subtitles | نعم، سمعتكَ في المرة الأُولى |
| Sen Amerika'lısın değil mi? | Open Subtitles | سمعتكَ تتحدث الإسبانية. أنت أمريكي، صح؟ |
| Kes sesini. İlk seferinde duymuştum. | Open Subtitles | إخرَس فقد سمعتكَ أول مرَة |
| Evet, ilk dediğinde duymuştum. | Open Subtitles | جون كوبر )) لقد سمعتكَ في التارة الأولى )) |
| Sen Amerika'lısın değil mi? | Open Subtitles | سمعتكَ تتحدث الإسبانية. |