"سمعت أنّ" - Translation from Arabic to Turkish

    • Duyduğuma göre
        
    • olduğunu duydum
        
    • diye duydum
        
    • Duydum ki
        
    • olduğunu duyuyor olmam
        
    Merak etme. Duyduğuma göre hocam aldatmayı severmiş. Open Subtitles لا تقلقي، سمعت أنّ مدرِّسي مهتمّ بالغشّ..
    Duyduğuma göre bir kaç yıl önce Şehir Konseyi seçim için burayı adam etmiş. Open Subtitles سمعت أنّ مجلس المدينة صوّت لإصلاحه قبل بضع سنوات ، ولكن
    Duyduğuma göre bu sene Florida'dan gelen yeni kızları yenecekmişiz. Open Subtitles سمعت أنّ الفتاتان الجديدتان من فلوريدا هما الفريق الذي علينا أن نهزمه هذه السنة
    - Evet, ama 6.sınıfı tekrar etmek zorunda olduğunu duydum Open Subtitles أجل، لكنني سمعت أنّ عليه أن يعيد الصف السادس اخرس
    Mmhmm. Ben Bütün Meselenin, Parti Sonrasındaki Eğlence olduğunu duydum. Open Subtitles سمعت أنّ أفضل الأشياء هي التي تقع بعد هذه الحفلة
    Eisenhower da Beyaz Saray'dan helikopterle ayrılmış diye duydum. Open Subtitles سمعت أنّ أيزنهاور يخلي البيت الأبيض في طائرة هليكوبتر.
    Duydum ki siz Ufaklıklar'dan biri, Dorothy'e benim hâlâ yaşadığım haberini ulaştırmış. Open Subtitles سمعت أنّ واحداً مِنْ قوم "المنشكن" أخبر (دوروثي) أنّي ما أزال حيّة
    Duyduğuma göre kuşçu çocuk yeni bir kafes bulmuş. Open Subtitles سمعت أنّ صبيّ الطيور حصل على قفص جديد
    Duyduğuma göre South Park İnekleri bu akşam yakartop Eyalet Finallerinde oynuyormuş. Open Subtitles (إذاً سمعت أنّ فريق (كاوز) من (ساوث بارك سيلعب في المباراة النهائية للعبة تفادي الكرة هذا المساء
    Duyduğuma göre Prag'da bale bu mevsimde çok iyiymiş. Selam, Yorg. Open Subtitles (سمعت أنّ الباليه في (براغ رائعة هذا الموسم
    Duyduğuma göre birkaç gün önce T. R. ve Donnelly tartışırken, neredeyse onun başını uçuracak kadar yakına ateş etmişler. Open Subtitles سمعت أنّ (تي آر) وَ (دونالي) شارفا على تفجير رأسه قبل يومين، كانوا يتقاتلون على شيء
    Duyduğuma göre geçen gün Alec teknede ona patronluk taslayıp Vickie'nin önünde bağırmış.. Open Subtitles سمعت أنّ (أليك) كان مديراً عليه في القارب ذلك اليوم وبعدها صاح عليه أمام (فيكي)
    Duyduğuma göre burası, Springfield'ın en iyi kuaförünün eviymiş. Open Subtitles لقد سمعت أنّ هذا منزل أفضل (مصفّف شعر في (سبرنغفيلد
    Geldiler. İşlerinin iyi olduğunu duydum. Open Subtitles سمعت أنّ بقعهم الأرضيّة مربحة جدًّا في الآونة الأخيرة
    Seçilmiş yetkililerin ofislerine girmede tecrüben olduğunu duydum. Open Subtitles سمعت أنّ لديك خبرة بإقتحام مكاتب المسؤولين
    - Buranın sıçan sorunu olduğunu duydum. Open Subtitles سمعت أنّ هناك مشكلة فئران في ذلك المكان؟
    Orada gerçek güzelliği görmek isteyen birkaç doktor olduğunu duydum. Open Subtitles سمعت أنّ ثمّة أطباء هناك يودون أن .يلقوا نظرة على شكل الجمال الحقيقي
    MAGİ nin programlanmasının ilk test deneyi olduğunu duydum Open Subtitles " سمعت أنّ برمجة " المجوس . كانت أول تجربة لهذا الأختبـار
    Evet, öldürmeye karşı alerjin oluşmuş diye duydum. Open Subtitles أجل، سمعت أنّ نفورًا من القتل تنامى لديك.
    Tebrikler sıraya dizilmiş diye duydum. Adamımsın. Aferin. Open Subtitles سمعت أنّ عليّ تهنئتك, فقد قبضت على رجلك, جيّد
    Okuldaki toplantın iyi geçmemiş diye duydum. Open Subtitles سمعت أنّ اجتماعك في المدرسة لمْ يجرِ كما يرام
    Duydum ki periler harika annelik yapıyorlarmış. Open Subtitles سمعت أنّ الحوريّات يشكّلن أمّهات رائعات
    Bunu yapmama sebep olan şey devamlı Michael Bluth'un çok yakışıklı olduğunu duyuyor olmam. Open Subtitles لطالما سمعت أنّ ذلك (مايكل بلوث) شخصُ لطيف

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more