| Evet, dün duydum. Tören falan olduğunda hep böyle yaparlar. | Open Subtitles | سمعت عنه أمس ، دائما يفعلون ذلك خلال الاحتفالات |
| Hayır, onun hakkında çok şey duydum ama tanışmadım. | Open Subtitles | كلا , لقد سمعت عنه بالطبع و لكنني لم التقِ به |
| Söyle bana... kendi dişini küflü bir penseyle çeken başka kimi duydun? | Open Subtitles | الآن أخبرني مَن سمعت عنه أنّه سيخلع أسنانه بزوجٍ من الكماشات الصدئة. |
| duymuştum. Kampüste bir adamı öldürmüşler, ya da öyle bir şey. | Open Subtitles | لقد سمعت عنه شخص ما قتل رجل في الحرم او ماشابه |
| Çünkü benim duyduğum Beowulf Brecca'ya karşı yüzdü ve yenildi. | Open Subtitles | لأنه الذي أنا سمعت عنه سبح في البحر العميق وضاع |
| Artık serbest çalışıyor. Belki adını duymuşsundur. | Open Subtitles | اصبح يعمل لحسابه الخاص ربما تكون سمعت عنه |
| O da başka birinden Duymuş. | Open Subtitles | في الحقيقة، لقد سمعت عنه من صديق سمع عنه من شخصاً أخر. |
| - Dr Emilio Francisco ? - Onu duydunuz mu? | Open Subtitles | دكتور ايميليو فرانسيسكو هل سمعت عنه ؟ |
| Hayır, onun hakkında çok şey duydum ama tanışmadım. | Open Subtitles | كلا , لقد سمعت عنه بالطبع و لكنني لم التقِ به |
| Bu lafı o kadar çok duydum ki, onunla hiç tanışmamama rağmen ondan hoşlanmaya başladım. | Open Subtitles | بعد ان سمعت عنه كثيرا بدأت أعجب به بالرغم من أنني لَمْ ألتقي به. |
| Yeni Şerif olmalısın. Hakkında çok şey duydum. | Open Subtitles | لابد أنك العميد الجديد الذي سمعت عنه كثيراً |
| - Evet, duydum. - Namım almış yürümüş. | Open Subtitles | ـ أجل لقد سمعت عنه ـ لقد اكتسبت القليل من السمعة أليس كذلك |
| Dinle, Nikolay, Beyaz Kaplan hakkında bazı şeyler duydum. | Open Subtitles | إسمع نيكولاي ,ذلك النمر الأبيض أنا أيضا سمعت عنه |
| Onu duydun mu bilmiyorum ama... | Open Subtitles | انا لست متاكد اذا سمعت عنه, على كل حال.. |
| Dünyanın CEO'sudur kendisi. duydun mu hiç? | Open Subtitles | وهو الرئيس التنفيذي للعالم هل سمعت عنه من قبل؟ |
| -İsmini duymuştum. -Batı yakasından. | Open Subtitles | أنا سمعت عنه دا في الجانب الغربي من المدينه |
| Buradaki o kulübü duymuştum ve kasetimi yolladım. | Open Subtitles | ولقد ارسلت شريطى الى كازينو سمعت عنه هنا على القمر واكتشفت انهم خدعونى |
| Bugüne dek duyduğum en aptalca isim. | Open Subtitles | حَسناً أعتقد، أنه اسم غبي لم يسبق لي أن سمعت عنه. |
| Sen kesinlikle duyduğum en kötü korsansın! | Open Subtitles | أنت، وبدون شك، القرصان الأسوأ الذي سمعت عنه |
| -Bunu duymuşsundur, değil mi? | Open Subtitles | -لا بد وانك سمعت عنه ؟ -انا شرطي ، انا القانون |
| Daha önce böyle bir biyolojik silah Duymuş muydun? | Open Subtitles | هل يبدو هذا كأى سلاح بيولوجي قد سمعت عنه من قبل ؟ |
| - Onu duydunuz mu? | Open Subtitles | - سمعت عنه ؟ |
| Hiç duymadım onu. Ne iş yapar? | Open Subtitles | لم يسبق أن سمعت عنه ، ماذا فعلت ببطاقات عيد الميلاد ؟ |
| Yıllardır haber almamasına rağmen onu beklemişti. | Open Subtitles | على الرغم من أنها لم تكن قد سمعت عنه شيئا طوال سنوات |
| Yağmacıların hayvan kullandıklarını hiç duymamıştım. | Open Subtitles | أنا أبدا ما سمعت عنه المهاجمون الذين يستعملون الحيوانات. |