| Aslında bu çok basit. Bu resimlerin her biri farklı bir ülkeye ait. | TED | في الحقيقة يبدو هذا سهل للغاية .. فهذه الصور إلتقطت في دول مختلفة |
| çok basit. Sana ne söylerlerse dosyalarına yaz. | Open Subtitles | حسنا، إنه سهل للغاية أي شيء يذكرونه لكِ، اكتبيه في الملف، |
| ♪ Bu kadar basit olduğunu fark etmemiştim. ♪ ♪ Ama sen nasıl yapılacağına dair harika bir örnek gösterdin ♪ ♪ Tek yapmaları gereken ♪ ♪ Belli bir noktada durup ♪ | Open Subtitles | لم أكن أدرك أن الأمر سهل للغاية و لكنك عرضت مثال رائع عن كيف يمكن أن يحدث هذا كل ما يجب أن تفعله هو أن تصلي في مكانا مُعين لنسخة مُعينة من إلة مُعين |
| Sonuncusu o kadar kolay ki bu seni gücenebilirsin. | Open Subtitles | الأخير سهل للغاية لدرجة أنك من الممكن أن تشعر بالإهانة |
| Sadece doğru olmak için fazla kolay. | Open Subtitles | كل شئ سهل للغاية بالكاد يكون حقيقياً |
| Kanunsuz bir eyalet polisi tarafından taciz edildim ve deli gibi bir baş ağrısıyla eve döndüm ama çok kolay oldu. | Open Subtitles | تحرش بي شرطي مشبوه، وقدت عائدا مع صداع نصفي. لكن سهل للغاية. |
| Tanrım, çoklu evrenler, gedikler, haleler Çocuk oyuncağı. | Open Subtitles | يا إلهي، عوالم متعددة بوابات، قطبي، هذا سهل للغاية |
| çok basit, temizlikçi kadın onu bulduğunda sıcak su açıkmış. | Open Subtitles | هذا سهل للغاية لقد كان الماء الحار يتدفق حين وجدته مسئولة التنظيف |
| Kriptografi, yalnızca zaman geçirmek için. Sınıf çok basit. | Open Subtitles | فن التشفير، لإضاعة الوقت الصف سهل للغاية |
| çok basit bir soru. Gerçekten ellinci kurbanın mıydı? | Open Subtitles | هيا, يارجل, إنه سؤال سهل للغاية |
| Aslında sonuç çok basit. Fazladan bir X kromozomunuz var. | Open Subtitles | كلا، الأمر في الواقع سهل للغاية فأنت لديك كروموسم "اكس" اضافي |
| İntikam almak çok basit ve çabuk halledilebilecek bir iştir. | Open Subtitles | الإنتقام سهل للغاية و يتم بسرعة فائقة |
| Ve olay bu kadar basit. | TED | وهذا سهل للغاية |
| O kadar basit değil. | Open Subtitles | هذا ليس سهل للغاية. |
| O kadar basit değil. | Open Subtitles | هذا ليس سهل للغاية. |
| Şimdi bunu yapacağım ki ne kadar kolay olduğunu görebilesiniz. | Open Subtitles | لذلك سأفعل ذلك الآن لأريكم الآن كم أن ذلك سهل للغاية |
| ...sen beni bu kadar kolay bulamazdın, Tam. | Open Subtitles | فلن سيكون مجيئك في أحلامي سهل للغاية |
| Bu fazla kolay olurdu. | Open Subtitles | لكان هذا سهل للغاية |
| - çok kolay oldu. - Evet. | Open Subtitles | حسنا، هذا كان سهل للغاية نعم، كان كذلك |
| Bu günlerde, insanlar hakkında bilgi bulmak Çocuk oyuncağı. | Open Subtitles | في هذه الأيام العثور على معلومان لأشخاص سهل للغاية. |
| Bence iyiydi. çok kolaydı. | Open Subtitles | أظننى أبليت حسناً جداً انه سهل للغاية |
| Eğer bir köprü ya da yol yapmak için borç almak isterseniz bu oldukça kolay ve dolambaçsız ama eğitim için değil. | TED | لو أردت إقتراض المال لبناء جسر أو طريق، فذلك سهل للغاية ومباشر، ولكنه ليس كذلك بالنسبة للتعليم. |