| Geldiler, siyah camlı, siyah bir minibüsle bizi aldılar, o gün maske takıyorlardı. | TED | جاءوا ووضعونا في سيارة سوداء ذات زجاج أسود. وكانوا يرتدون أقنعة على وجوههم ذلك اليوم. |
| "Geri çekil çünkü, siyah bir kadın tarafından ani bir darbeyle yüzüne bir tane yiyeceksin, ka-al-tak. " | Open Subtitles | توقف لأنك على وشك أن تُهزم بواسطة إمرأة سوداء ذات سلوك سيىء وسافلة |
| 4 kapılı siyah bir araçtaki maskeli bir şüpheli, ona doğru sürmüş. O anda ölmüş. | Open Subtitles | مُجرم مُقنع، بسيّارة سوداء ذات أربعة أبواب، قاد صوبه مُباشرة وقتله على الفور. |
| Siyah renk Samonite evrak çantası. Şifre korumalı. | Open Subtitles | لدينا حقيبة ، (سامسونايت) سوداء ذات قِفل .هل |
| Siyah renk Samonite evrak çantası. Şifre korumalı. | Open Subtitles | لدينا حقيبة ، (سامسونايت) سوداء ذات قِفل .هل |
| Şüpheli araç dört kapılı siyah bir sedan,... | Open Subtitles | سياره المشتبه سوداء ذات اربعه ابواب |
| Wade, Daigler şerifi tanımlanamayan, iki kapılı, siyah bir araç bildiriyor. | Open Subtitles | (ويد)، مقاطعة (ديغلر) أبلغت عن سيارة سوداء ذات بابين مجهولة الصنع لها أصوات أنابيب مفتوحه |