| Yani temelde şehir, City Hall Park'a doğru yayılmış. | TED | بشكل مبسط، المدينة كانت ممتدة حتى منتزه سيتي هول. |
| O zaman oğluma bunu yapan sinsi zenciyi bulup City Hall Park'ta ipte sallandırın. | Open Subtitles | أذاً اعثري على الزنجي المراوغ الذي فعل ذلك بإبننا "و أشنقيه ب "سيتي هول بارك |
| Burası ise City Hall Park. | TED | و هذا منتزه سيتي هول. |
| City Hall adını kullanıyor. Takma isim filan olmalı. | Open Subtitles | (تستخدم اسم (سيتي هول لا بد أنه اسم مستعار أو شيء مثل هذا |
| Söyle bana Barkley. City Hall'ın bu işteki rolü neydi? | Open Subtitles | (اخبرني يا (باركلي ماذا كان دور (سيتي هول) في كل هذا؟ |
| City Hall'ın eseri. Sence kaçırılma olayı ile bir ilgisi var mı? | Open Subtitles | رسومات (سيتي هول) الأصلية - هل تعتقد أنها لديها علاقة بالخطف؟ |
| Üç yıl önce, Sharon diğer adıyla City Hall cezai ehliyeti olmadığı için yatırıldığı Gilissen Hastanesi'nden kaçmış. | Open Subtitles | (قبل ثلاثة سنوات، (شارون (المعروفة بإسم (سيتي هول "هربت من مستشفى "جيلسين للمجرمين المجانين |
| Evet, City Hall'ı yiyerek haftalarca idare edebilirim. | Open Subtitles | نعم، يمكنني البقاء لأسابيع (وانا اتعشى على (سيتي هول |
| Burada bazen kitap okuyan bir City Hall var. | Open Subtitles | هناك (سيتي هول) التي تقرأ أحياناً |
| City Hall'a bisikletinin çalındığını söylemişsin. | Open Subtitles | أخبرت (سيتي هول) أن دراجتك سُرقت |
| Merhaba. Ben City Hall. | Open Subtitles | (مرحبا، أنا (سيتي هول |
| City Hall Şair | Open Subtitles | سيتي هول)، شاعرة وفنانة) |