| Bu arada, sizlere bağırdığım için özür dilerim. | Open Subtitles | وانصِتوا، أنا آسفٌ على صراخي عليكم سابقاً. |
| Gibbs'e gitmen konusunda sana bağırdığım için özür dilemeye geldim. | Open Subtitles | أتيت للاعتذار على صراخي في وجهك |
| Size bağırdığım için özür dilerim. | Open Subtitles | أعتذر عن صراخي بك |
| tüyler ürpertici bir çığlık duyuldu. | Open Subtitles | و لم تتمكن من رؤيتها من البرج ربما صراخي هو ما جعلها تركض |
| Hayır, ama bu tarz yorumlar yapmaya devam ederseniz çığlığımı tadacaksınız. | Open Subtitles | لا، لكن صراخي كذلك كما ستعلم إن واصلت في مثل هذه الملاحظات |
| Hiçbir tanrı ona bağırdığımı duymadı bile. | Open Subtitles | يا له من آله. حتى انه لم يسمع صراخي طلباً له |
| Sana bağırdığım için özür dilerim. | Open Subtitles | آسف على صراخي فيك من قبل |
| Jesus bana onunla içmediğini söyledi, eve bırakman için seni aramış, o yüzden sana bağırdığım için özür dilerim. | Open Subtitles | أخبرني (هيسوس) أنك لم تكن تشرب معه وأنه أتصل بك فقط لتوصله للمنزل, لذا.. أعتذر عن صراخي عليك |
| bağırdığım için özür dilerim. | Open Subtitles | أعتذر على صراخي |
| Sana bağırdığım için. | Open Subtitles | صراخي عليك. |
| Eğer çığlık atmaya başlarsam bazı deli sürtüklerin çığlık atmasına da sebep olmak istemem. | Open Subtitles | لأني عندما أبدأ بالصراخ لا أريد من ساقطة مجنونة أن تصرخ فوق صراخي |
| Şey, çünkü çığlık hakkında konuşup vaktini almak istemedim. | Open Subtitles | حسنا.. لاني لا احب ان ابقيه بدون ما اتحدث عن صراخي |
| çığlık atanın ben olduğumu söylediler. | Open Subtitles | وقالوا أن الصراخ كان صراخي أنا |
| Ben iyiyim, sadece çığlığımı test ediyordum. | Open Subtitles | انا بخير فقط اجرب صراخي |
| çığlığımı duymuş olmalılar. | Open Subtitles | - إنه على الأرجح صراخي أنا آسفة |
| Bu insanlara nasıl bağırdığımı duymalıydınız çünkü ben... | Open Subtitles | وكان عليكِ أن تسمعِ صراخي علي هؤلاء الاشخاص , لان |
| Komşum bağırdığımı duymuş olmalı. | Open Subtitles | لا بدَّ وأنَّ الجيرانَ قد سمعوا صراخي |
| bağırdığımı duyan olmadı mı? | Open Subtitles | ! أمي لم يسمع أحدًا صراخي ؟ |