"صهباء" - Translation from Arabic to Turkish

    • kızıl
        
    • kızılla
        
    • Kızılsın
        
    • kızıllardan
        
    • kızılı
        
    • kızıldı
        
    Neden benim biricik bebeğimin kızıl saçlı kaltak tarafından kirletilmesini umursayayım ki? Open Subtitles لما قد أهتم بأني عزيزي الصغير قد دُنِّس من قبل قمامة صهباء رنانة ؟
    Genelev patroniçesi sorar, sarışın mı esmer mi yoksa kızıl saçlı mı olsun. Haydi sen devam et. Open Subtitles سأله القواد ان كان يريد واحدة شقراء أم سوداء أم صهباء.
    Ama Dallas Kovboylarının, ilk kez kızıl saçlı bir amigo kızı işe aldıklarını duydum. Open Subtitles سمعت أن رعاة بقر دالاس سيوظفون أول رئيسة مشجعات صهباء لهم
    kızıl saçlı, yeşil elbiseli bir kızın yanında dans ediyordun. Open Subtitles وكنت ترقصين بجانب فتاة صهباء ترتدي فستان أخضر
    Otoparkta gezinen bir kızıl buldum. Open Subtitles وجدت صهباء تتحول في ساحة إنتظار السيارات
    Bu yaygın bir bant markası ve Kaliforniya'da çeyrek milyon kızıl kadın var. Open Subtitles اهدأ , إنه صنف شائع من هذا الشريط و هناك حوالي ربع مليون امرأة صهباء في كاليفورنيا
    kızıl kızları kaçırıyor, bağlayıp bir otel odasına götürüyor, merhamet edip hiç birşey yapmıyor. Open Subtitles يقوم باختطاف فتاة صهباء , يقوم بتقييدها و يأخذها إلى غرفة في نُزل , و تكون الفتاة تحت سيطرته لكنه لا يفعل شيئاً
    Çilli suratlı, kızıl kafalı adi cadı. Open Subtitles لئيمة ، عجوزة ، صهباء ، ذات النمش ، سـاحرة
    Şifon elbiselere sahipler ve bunları bir sarışın, bir kızıl ve bir de siyah kadın giyiyor. Open Subtitles ترتديها امرأة شقراء وأخرى صهباء وثالثة سوداء
    Kendisi güzel bir kızıl kafadır. Artık birlikte değiliz. Open Subtitles إنّها نوعا ما صهباء سريعة الغضب، ولم نعد معا بعد الآن.
    16 yaşında, kızıl saçlı bir kız için arama emri çıkartın. Open Subtitles حسناً ، دعنا نضع نشرة بأوصاف فتاة في السادسة عشر من عمرها ، صهباء أي أوصاف أخرى ؟
    Geçen gün sizin büroyu gezerken bir kızıl bomba bize rehberlik etti. Open Subtitles حسنًا، ذلك اليوم عندما كنّا نجول مكاتبكم. مرشدتنا كانت صهباء مثيرة.
    - Buraya kadar geldiğiniz için teşekkürler, ama bizim kayıp kızımız kızıl saçlı değil. Open Subtitles شكراً لقدومك لكنّ الفتاة المفقودة ليست صهباء
    Saçlarım kızıl, çillerim var ve dişlerim eğri büğrü. Open Subtitles أنا صهباء ، وذات مظهر غريب وأسناني معوجة
    40 silahlı adam karşısında bir kızıl ne yapacak? Open Subtitles ما الذي ستفعله امرأة صهباء ضد جيش من أربعين رجلاً؟
    İnşaat işçisi kızıl saçlı bir kızın onu bayıltıp, soyup sonra da bunu bıraktığını iddia etti. Open Subtitles زعم عامل بناء أن فتاة صهباء أسقطته أرضاً وسرقته وتركت هذا
    Evet, evet. Onu, kızıl bir afetle evlendiriyorlar. Open Subtitles نعم, انه سوف يتزوج من فتاة صهباء
    "S" ve "k" kelimelerini kızılla birlikte söyledin! Open Subtitles ذكرت لتوك كلمة "مؤ" وكلمة "سا" و صهباء
    Hans'ın ergen casusu, kızıllardan hoşlanıyor ve biyolojiden kalıyor. Open Subtitles جاسوسة هانك المراهقة صهباء وراسبة بمادةِ الإحياء
    Aylar sonra, başka bir kızılı kaçırıyor, ...ama bu sefer planlaması yetersiz ve kızı susturmaya çalışırken panikleyip öldürüyor. Open Subtitles و بعد أشهر يقوم باختطاف فتاة صهباء أخرى لكن لم تكن خطته جيدة بما فيه الكفاية و يقوم بقتلها خلال حالة ذعر من أجل إسكاتها
    Aslına bakarsan, eski kız arkadaşım kızıldı. Open Subtitles حسناً , صديقتي السابقة كانت صهباء

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more