Merak etme, Jenna. Seni yarınki uçağa yetiştireceğim. | Open Subtitles | لاتقلقي، جينا.سَنَرْكبُ طائرةً غداً. |
Birlikte bir uçağa atlayıp New York'a döneceğiz, tamam mı? | Open Subtitles | سنستقل طائرةً كِـلانا سوياً و سوف نعود إلى "نيو يورك"، اتفقنا؟ |
Ben de bir uçağa atladım ve koşa koşa buraya geldim. | Open Subtitles | لذا , أستقللت طائرةً و أسرعتُ الى هنا |
Bir bakalım. Birlikte uçurtma uçurmamıza gerek yok. Fotoğrafçıyı da iptal etmem lazım. | Open Subtitles | أريد أن نطيّر طائرةً ورقية مع بعضنا لكن عليّ إلغاء موعد ذلك المصوّر |
Saha ofisini arayıp bize bir uçak ve araba hazırlat. | Open Subtitles | حسناً، اتّصلي بالمكتب الميدانيّ .و أمّني لنا طائرةً و سيّارة |
Sonra da Hannah ve Harrison'la uçağa binip yeni bir hayata başlayacağız. | Open Subtitles | ثمّ أركب أنا و(هانا) و(هارسن) طائرةً ونبدأ حياتنا الجديدة |
Daha önce uçağa hiç binmedin mi? | Open Subtitles | ألمْ تركب طائرةً مِنْ قبل؟ |
- Peki efendim. - Ve bir uçağa atlamanı istiyorum. | Open Subtitles | حاضر يا سيدي - وأريدك أن تأخذ طائرةً - |
Sonra bir uçağa atlar Hawaii'ye gideriz. | Open Subtitles | ثم نستقل طائرةً و نذهب إلى (هاواي) |
Lousie Teyze beni Wilson Çayırı'na uçurtma uçurmaya götürmüştü hani? | Open Subtitles | يوم أخذتني إلى ساعات " ويلسون " لأصنع طائرةً ورقية |
Çok uzun zamandır, en son küçük bir kızken kardeşlerimle çayırlarda uçurtma peşinde koşarken sahip olduğum türden bir mutluluk. | Open Subtitles | مِن النوع الذي لمْ أشعر به ...منذ زمن طويل مُذ كنت صغيرة أجري في الحقول مع شقيقتَيّ نلاحق طائرةً ورقيّة |
Piç kurusu bana bir uçak bırakmış. | Open Subtitles | لقد ترك لي الحقير طائرةً -هل ربحنا طائرة؟ |
O zaman gidip bir uçak kaçıralım ve eve dönelim. | Open Subtitles | إذًا هيّا نختطف طائرةً ونعد بها للديار |