Ben yeni bir yol çizmek için Amerikaya gelen kişiyim. | Open Subtitles | أنا الذي قام بالسفر إلى العالم الجديد لصناعة طريق جديد |
Şimdi Atlantik ve Pasifik arasında açılan yeni bir yol var. | TED | الآن يوجد طريق جديد فتح بين المحيط الأطلسي والهادئ. |
yeni bir yol dış dünyayı Spectre'a getirmişti bankalar, ipotekler ve borçlarla birlikte. | Open Subtitles | طريق جديد جلب العالم الخارجي إلى سبكتر ومعه، مصارف و ديون وحجز على المدين |
Oturarak yeni yerler keşfediyoruz ne güzel. | Open Subtitles | جلوس مثل هذا، هكذا سَ نَكتشفُ a طريق جديد. |
kendilerine yeni bir yön çizmeliler. | Open Subtitles | والآن يحتاجون لإيجاد طريق جديد |
Rota değiştiriyorum, şirketi yeni bir yola sokuyorum. | Open Subtitles | إنني أغير مساري وأتجه بالشركة إلى طريق جديد |
Suyun dışında, kurbağalar iletişim kurmanın yeni bir yolunu bulmuşlar. | Open Subtitles | بعيداً عن الماء وجدت الضفـادع طريق جديد للإتصال مع بعضهم البعض |
Biz dünyanın, yeni bir yol çizmek için bu el değmemiş topraklara gönderdiği öncü kuvvetleriz. | Open Subtitles | نحن رواد العالم الحرس الذين تم إرسالهم على طريق البرية لكسـر طريق جديد |
Bazen oraya çeyreklik atar ve yeni bir yol yapacakları zaman, onları aramaya gideriz. | Open Subtitles | أحياناً نرمي بنسات هناك وعندما يقومون بصنع طريق جديد نبحث عنها |
Bu da geleceğinizle yüzleşme ve geçmişteki hatalarınızı unutma ya da sonunda cesur yeni bir yol bulmanız anlamına gelebilir. | Open Subtitles | و الذي يعني ربما مواجهة مستقبلكم ونسيان أخطاء الماضي أو الاسقرار أخيرا على طريق جديد وشجاع |
Bu hava gemisine bindiğinde eski hayatını ardında bırakacak ve yeni bir yol çizeceksin. | Open Subtitles | فأنت ستترك حياتك القديمة خلفك وتبدء طريق جديد |
Ama kubbe bana bir şeyler gösterdi, yeni bir yol çizmek için. | Open Subtitles | و لكن القبة أرتني كل شئ ؛ طريق جديد للإمضاء فيه. |
Ve şirketin geleceğinde yeni bir yol çizdim. | Open Subtitles | ولقد شققت طريق جديد من أجل مستقبل الشركة |
Sıklıkla, yeni bir yol bulmak için yapılması gereken tek şey keskin bir dönüş yapmak ve ne bulacağına bakmak. | Open Subtitles | غالباً ، كل مايتطلبه الأمر" "لإيجاد طريق جديد هو أخذ انعطاف حاد" "ورؤية ما تجد |
Oturarak yeni yerler keşfediyoruz ne güzel. | Open Subtitles | جلوس مثل هذا، هكذا سَ نَكتشفُ a طريق جديد. |
Her dönüşte yeni bir yön tanımlanır. | Open Subtitles | , كل دورة تبين طريق جديد |
Navigasyonunda kayıtlı olmayan yeni bir yola girmişsin gibi işte. | Open Subtitles | مثل نظام الملاحة حين لا يتعرف على طريق جديد |
Kolomb Hindistan'a yelken açmanın yeni bir yolunu aramasına rağmen yaptığı şey sonunda ve sonsuza dek dünyanın iki yarısını birbirine bağlıyor. | Open Subtitles | رغم بحث "كولمبوس" عن طريق جديد ليبحر لـ"الهند"، فما قام به بالمقابل هو ربط نصفي العالم أخيراً وللأبد. |