| takma dişlerini çıkarıp,bir bardağın içine koyup. Ona oral sex yapmış. | Open Subtitles | أخرجت طقم أسنانها و وضعته فى كوب و أعطته الجنس الفموى |
| Gayet hoş hele takma diş ve viski kokusuna alışınca. | Open Subtitles | إنه جذّاب حالما تعتادين على رائحة سائل طقم الأسنان والويسكي |
| Yemek takımı şamdan, muhtemelen hiç kullanmayacakları kristal takım çünkü kristaldir. | Open Subtitles | طقم صحون, شموع, قدر كريستالية وعلى الأرجح ليست للاستعمال لأنها كريستالية |
| Elinde tuttuğun hediye bir fondue seti. | Open Subtitles | الهدية التي تحملينها هي طقم فون دو من طراز ـ سترلينغ ـ |
| Böyle bir porselen set 30 bin dolar civarı olabilir. | Open Subtitles | طقم كهذا من الطبقة الخزفية للأسنان قد يكلّف ما قيمته 30 ألف دولار. |
| Sana da gözlük onarma kiti ve biraz maltlaştırılmış süt topları . | Open Subtitles | أحضرت لكِ أنتِ طقم أدوات لإصلاح النظارة و بعض حلوى الشوكولا بالحليب |
| Şu almama yardım ettiğin antika parlor setini hatırladın mı? | Open Subtitles | حسناً ,أتعرفين طقم المقاعد الأثري الذي ساعدتني في إختياره ؟ قال أن علىّ إعادته |
| Sonunda takma diş yaptırabileceklerini, ama gene de onlarla mısırı koçanından yiyemeyeceklerini, elma ısıramayacaklarını, biftek çiğneyemeyeceklerini; | TED | وان حصلوا على طقم اسنان اصطناعي سوف لن يستطيعون ان ياكلوا الذرة ولا حتى التفاح ولا شرائح اللحم |
| Sahibi her kimse oldukça kötü durumdaymış takma diş kullanmış. | Open Subtitles | و بغض النظر عن من كان يملكها فقد كان في حالة صحية حرجة كان له طقم أسنان صناعية |
| takma diş, işitme cihazı, penis büyütücü? | Open Subtitles | ـ كلا ألديه طقم أسنان اصطناعية جهاز للسمع أو زرع أشياء أخرى؟ |
| Bak! O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü. | Open Subtitles | أنظرى ، لقد سقطت جميع أسنانى بسبب طقم الأسنان هذا |
| İzler, takma diş kullanan biri tarafından yapılmış. | Open Subtitles | طبعت العلامات من قبل شخص يرتدي طقم أسنان |
| Plastik, yamyam takma dişleri yapın. | Open Subtitles | إصنعا طقم أسنان بلاستيكي لآكل لحوم البشر |
| Ve sanırım çay takımı bize ufak oyunlar oynamaya başladı. | Open Subtitles | أعتقد أن طقم الشاي يُصيبنا ببعض الإظطراب |
| Çocuklar, ya çay takımı sadece hayal gücünü geliştirmiyorsa? | Open Subtitles | يا رِفاق، ماذا لو أن طقم الشاي لا تعزز فقط خيالنا؟ |
| Burada üç tane belirgin sik var, tam burada kıçı-kırık bir tane var, ...ve bir taşak takımı var. | Open Subtitles | ثلاثة أقضاب جامدة يوجد نصف قضيب هنا وأعطيتني طقم من الكرات "الخصي" |
| Içeride bir takim biçak seti disinda bir sey yok. | Open Subtitles | ليس هنالك شيءٌ، سوى طقم من سكاكين الطعام |
| 3 fincan kahve, bir kahve seti, bir bardak kahve ve bir de sandalyelerin temizlik ücreti. | Open Subtitles | ثلاثة فناجين قهوة، و طقم قهوة ، و كوب زجاجي و أيضاً أتعاب تنظيف المقاعد. |
| Ne olmuş? Ben çalışırken bir tasarımcının tasarladığı bir takım giymek istemez miydim sanıyorsun? | Open Subtitles | عندما كنت أعمل ، ألا تعتقدين أنني كن أحب أن يكون لدي طقم ذو تصميم أنيق؟ |
| Birkaç hafta önce ön arka takım lastik almıştım. | Open Subtitles | منذ حوالي أسبوعان، اشتريت منه طقم جديد من الإطارات |
| Bunlar set olarak satılıyor. | Open Subtitles | هذه بالتأكيد تأتي في طقم |
| İlk yardım kiti ve oksijen tüpü gerekiyor. | Open Subtitles | أحتاج إلى طقم المساعدات الأولية و اكسجين |
| Hayır, lafını bitirmeden onu durdurdum sonra da kafasını dağıtmak için beraber şu sihir setini almaya gittik. | Open Subtitles | -لا. لقد أوقفته قبل أن ينتهي ثم اصتحبته لأشتري له طقم الأسحار هذا لأشغله |
| Belki sen fark etmedin bu elmas setinin milyonlar değerinde olduğunu? | Open Subtitles | ربما أنك لم تلاحظ طقم الماس الذي يساوي الملايين؟ |
| Şimdi bu cinayetleri işleyen her kimse protezleri bilmemizi istiyor. | Open Subtitles | أيًّا كان مَن يرتكب جرائم القتل حاليًا فهو يريدنا أن نعلم بشأن طقم الأسنان. |