| kurşun yarası bulunan en az iki kurban daha var. | Open Subtitles | هناك على الأقل ضحيتين أخرَيَيْن, جميعهم مصابون بجرح طلق ناري |
| kurşun yarası, zehir, hastalık, kötü eşler, aklınıza ne geliyorsa. | Open Subtitles | طلق ناري ، السم، الجدري زوجات سيئة، سمها ما شئت |
| Kızkardeşi Silah sesi duymuş. Bir arabanın gittiğini görmüş. | Open Subtitles | الأخت سمعت طلق ناري رأت سيارة ترحل من هنا |
| Ayrıntılar net değil ama dışarı çıkan görgü tanıkları Silah sesi duyduklarını ve kasa dairesinde bir ceset gördüklerini söylüyor. | Open Subtitles | الذين خرجوا بأنهم سمعوا صوت طلق ناري وبعدهارأواجثّةملقيةعلىالأرضفيالخزينة |
| atış artığı testi mi yapacaksın? Onun için geç kalmadınız mı? | Open Subtitles | إنك تفحصني للبحث عن بقايا طلق ناري,إنك متأخر قليلاً لهذا |
| Asıl abartı olan benim gibi saygı duyulan, güçlü yasalara uyan, iş başında yeni vurulmuş bir avukatı dava etmek. | Open Subtitles | التأويل هو أن تقوم بمحاكمتي أنا المحترمة والقوية ،المحامية التي تطبق القانون والتي حصلت على طلق ناري اثناء مزاولة عملها |
| - Ateş edildi. Tekrar ediyorum, Ateş edildi. - Tanrım. | Open Subtitles | ـ طلق ناري، اكرر لدينا طلق ناري ـ يا الهي |
| Komiser Skinner'ın ölüm sebebi kendi kafasına sıktığı kurşun yüzünden. | Open Subtitles | سبب موت الملازم سكينر كان طلق ناري ذاتي موجه للرأس |
| Neden Albay Finck kurşun yarasının olduğu yeri teşrih etmedi? | Open Subtitles | لماذا لم يقم العقيد فينك بتشريح مسار الجروح الناتجة من طلق ناري ؟ |
| Eğer başka bir şey olmadığını bilmese, kesinlikle kurşun yarası dermiş. | Open Subtitles | قال إذا هو لم يعرف ما عدا ذلك، هو يقسم بأنّهم كانوا جروح من طلق ناري. |
| kurşun yarası alışık olmadığım bir şey değil. | Open Subtitles | الجروح من طلق ناري لَيستْ غريبةَ كليَّاً لي. |
| Silah sesi duymadım, yani bıçaklama olmalı. | Open Subtitles | هل هي لديكِ؟ أنا لم أسمع طلق ناري فإذا لابد أنها سكين |
| Silah sesi duymuyorum, kavga sesleri de yok. | Open Subtitles | انا لا اسمع اي طلق ناري و لا يوجد هناك قتال |
| Sülün avı olduğunda, bir Silah sesi duyduğumda bir yerlerde kan aktığını düşünüyorum. | Open Subtitles | عندما اسمع طلق ناري اعتقد ان الدماء ستراق في مكان ما |
| Gece saat beşte Silah sesi veya tuhaf bir şey duyan olmuş mu diye. | Open Subtitles | أو سمع صوت طلق ناري قرابة الخامسة صباحاً أو أي شيء غريب |
| Bambu çubukla siyah kıvrımlar aşağıya doğru iniyor, atış artığı yok,.. | Open Subtitles | عصاة الخيزران مثل إلتفاف أود بلا رواسب طلق ناري |
| Dükkanın önünde tutuklandığında ellerinde atış artığı varmış. | Open Subtitles | كان هناك رواسب طلق ناري على يديك عندما أعتقلوك خارج المتجر |
| Erkek kurban 40 yaşlarında. Kafadan vurulmuş. | Open Subtitles | ضحيّة ذكر، في الأربعين طلق ناري في الرأس |
| 20 dakika kadar önce tek el Ateş edildi. | Open Subtitles | أي طلق ناري وحيد قبل حوالي 20 دقيقة. |
| Mermi kafanın sağından bizim "Meryem Ana"yı yaralamış. | Open Subtitles | جرح طلق ناري على الصدغ الأيمن قتل مريم العذراء |
| Başınızdaki yara, bir kaza sonucu değil. Ateşli silah yarası. | Open Subtitles | اصابة رأسك لم تكن حادثة، بل كانت نتيجة طلق ناري. |
| Elinde barut kalıntıları yok ve çöp kutusundan çıkan silah yakın bir zamanda ateşlenmemiş. | Open Subtitles | لا آثار رواسب طلق ناري على يديه والسلاح المستعاد من القمامة لم يطلق مؤخراً |
| Ziva haklı. Karısı telefonda Silah sesini duyduğunu söyledi. | Open Subtitles | إنها محقة, الزوجة قالت إنها سمعت طلق ناري من الهاتف |
| silahla yaralanmış acil bir hastamız var. Çok kan kaybetti. | Open Subtitles | لدينا ضحيّة طلق ناري هنا وقد فقد الكثير من الدمّ |
| Silah atışı, bizim Silah sesi tekrarlamak Allah Allah | Open Subtitles | ـ طلق ناري، اكرر لدينا طلق ناري ـ يا الهي |