Bir fırsat gördüğümü sandım, bilirsin, şirketin faydası olacaktı ve belki hayatımı değiştirirdi. | Open Subtitles | ظننت أني رأيت فرصة، كما تعلمين، التي . . يمكن أن تفيد الشركة و ربما تغير حياتي |
Pencerenin dışında bir şey gördüğümü sandım. | Open Subtitles | ظننت أني رأيت شيئاً خارج النافذة |
Bir şey gördüğümü sandım. | Open Subtitles | ظننت أني رأيت شيئاً |
Boş ver. Bir örümcek gördüm sandım. Ama sen iyisin. | Open Subtitles | لا عليكِ ، ظننت أني رأيت عنكبوتاً |
Evet, tanıdığım birisini gördüm sandım birden. | Open Subtitles | نعم ظننت أني رأيت شخصاً أعرفه |
Sende bir şey gördüğümü sandım. | Open Subtitles | ظننت أني رأيت شيئاً بك |
Bir şey gördüğümü sandım... | Open Subtitles | و ظننت أني رأيت شيئاً |
* Hayatıma canlılık katan bir erkek gördüğümü sandım * | Open Subtitles | * ظننت أني رأيت رجل أحضر إلى الحياة * |
Hiçbir şey. Orada bir şey gördüğümü sandım. | Open Subtitles | لا شيء, ظننت أني رأيت شيئاً |
Çakal gördüğümü sandım. | Open Subtitles | لقد ظننت أني رأيت "روبي" تتجول |
Çakal gördüğümü sandım. | Open Subtitles | لقد ظننت أني رأيت "روبي" تتجول |
Bir şey gördüğümü sandım. | Open Subtitles | نعم، ظننت أني رأيت شيئاً. |
Birini gördüm sandım. | Open Subtitles | ظننت أني رأيت أحدهم يعبث |