| O bok bu gece ortaya çıkmazsa seni bulup götüne bir levye sokacağım. | Open Subtitles | سوف اعثر عليك وأضع عتلة معدنية بمؤخرتك إن لم تظهر تلك الشحنة الليلة |
| Kilitli. levye gibi birşeye ihtiyacım var. | Open Subtitles | إنه مقفل إنه مقفل أحتاج إلى عتلة أو شيء ما |
| Öyle açım ki bir demir levye yiyip bir tarafımdan çıkarabilirim. | Open Subtitles | انا جائعة جدا لدرجة انه يمكننى ان اكل عتلة و اتبرز صالة رياضية |
| Ona ayrılacağını söylediği zaman bir kol demiriyle bacağını üç yerinden kırdı. | Open Subtitles | وعندما أخبرته بأنها راحلة كسر قدمها في ثلاثة مواضع بواسطة عتلة ترجمة كازابلانكا |
| Birkaç kaçık işe yaramaz Ermeni satıcı levyeyle üstüne gelmiş. | Open Subtitles | لقد هاجمه واحد من موزعى المخدرات الحُقراء مُستخدماً عتلة حديدية |
| Burada bir numara olmalı, kaldıraç benzeri bir şey. | Open Subtitles | لا بد من وجود حيلة هنا عتلة أو شئ ما |
| Eğer kızın içine girmek istiyorsan, kendine bir levye de edinmek isteyeceksin Jack. | Open Subtitles | من الأفضل أن تحصل لنفسك على عتلة إذا ما كنت تريد الدخول إلى قلبها |
| Bunu kaldırmak için levye pense gibi bir şeye ihtiyacımız var. | Open Subtitles | حسنا سوف نحتاج عتلة او ما شابه لرفع هذا الشيئ |
| Öncelikle lövye mi yoksa levye mi diyeceğimize karar vermeliyiz. | Open Subtitles | أولاّ، علينا أن نقرّر "إمّا أن نسمّيها "رافعة" أو "عتلة |
| Yarın gece eve gelirken yanımda levye getireceğim. | Open Subtitles | حسناً غداً وأنا آتية من العمل سأحضر معي عتلة |
| - levye ile zorla girilmişti evlere. | Open Subtitles | ـ دخول بالقوة مع عتلة حديدية ـ صحيح |
| Bagajda levye var demiştim. | Open Subtitles | لقد قلت بأن هناك عتلة في صندوق السيارة |
| Sen, garajdan bir, ya da 4 tane levye al gel. | Open Subtitles | أنت، اجلب عتلة أو أربعة من المرآب. |
| Olmaz. - levye ile açılmışa benziyor. | Open Subtitles | يبدو وكأنه تم خلعه بواسطه عتلة |
| Mesela, levye ile herhangi bir yere girdiğimde şüphesiz her seferinde hasar veririm. | Open Subtitles | فعندما أستخدم عتلة... في كلّ مرّة أستخدم فيها عتلة لأقتحم مكانا ما فإنني أُتلف. |
| Mahzeni şuradaki düğmeyle açabilecekken, neden kol demirini kullanıyor? | Open Subtitles | ......... اذاً لماذا استخدم عتلة حديدية لفتح الخزنة بينما كان هناك ريموت بجانبه... |
| Evet eğer bir düğme veya kol bulursak. | Open Subtitles | أجل، ابحث عن مفتاح أو عتلة أو ما شابه |
| 32. bölge bir dakika bile geç açarsa oraya levyeyle gelir, lanet kapıyı kendim açarım. | Open Subtitles | إذا تأخر فتح المنطقة الادارية والثانية والثلاثون دقيقة واحدة, أقسم بالله، سوف أطير إليكم ومعي عتلة وأفتح الباب بنفسي. |
| Karavanı olan beyaz bir genç yağmurda levyeyle saldırmış. | Open Subtitles | يقول أن شابا أبيض في بيت متنقل هاجمه بواسطة عتلة تحت المطر |
| Biri kaldıraç getirsin! Biri bana kaldıraç getirsin! | Open Subtitles | ليجلب لي أحدكم عتلة ليجلب لي أحدكم عتلة |
| Bir sopa ya da demir çubuk ile hasar verilmiş olabilir. | Open Subtitles | قد يكون الضرر الحاصل قرابة وقت الوفاة بسبب مضرب أو عتلة. |
| Çünkü son erkek arkadaşını onu aldatırken yakaladığında kafasına levyeyi indirmişti. | Open Subtitles | أمسكت بحبيبها الأخير يخونها فوضعت عتلة في رأسه |
| - Yazdığına göre bir çeşit manivela. - manivela mı? | Open Subtitles | -طبقًا لهذا، فإن بداخله عتلة من نوعًا ما |