| kalbimi kıran son kavgamızdan beri bu bizim ilk buluşmamız olacaktı. | Open Subtitles | لقد كان محتّماً أن يكون آخر وقت لنا منفصلين آخر ضغط على قلبي المُحطّم الحزين |
| kalbimi yitirmiş olabilirim ama kontrolümü değil. | Open Subtitles | قد أكون فقدت السيطرة على قلبي ولكن ليس ضبط نفسي. |
| Buna katlanamam. Zaten kalbimin üzerinde şişko bir tavuk oturuyormuş gibi hissediyorum. | Open Subtitles | أشعرُ أساساً و كأنّ فتاةً بدينةً تجثمُ على قلبي. |
| Onu kalbimin üzerinde taşıyorum. | Open Subtitles | أنا أحمله على قلبي |
| O meşhur sözünüz kalbimin üstünde büyük harflerle yazılı duruyor: | Open Subtitles | ان قولك المأثور محفور بحروف كبيره على قلبي |
| Silahımı almam imkânsız. Kalbime doğrulttuğun küçük kırmızı bir nokta var. | Open Subtitles | لا يوجد أي طريقة لإحضار مسدسي و أنت لديك نقطة حمراء على قلبي |
| Neden yeniden gidiyorsun, kalbimi çiğnemek mi istiyorsun yine? | Open Subtitles | لماذا ترحل الآن بعد ان عدت أتريد ان تدوس على قلبي ثانية؟ |
| kalbimi kilitleyecek, ve ona verene kadar saklayacaktım. | Open Subtitles | قمت بوعد سري بجانب صورته، سأقفل على قلبي وأحفظه من أجله |
| Onları geldikleri yere gönderdim, ve şimdi kadınım kalbimi eziyor. | Open Subtitles | لذا أطلقت سراحهم من أين أتوا و الأن هي تطأ على قلبي |
| Bir zamanlar kalbimi senin gibi güzel yüzlü birine kaptırmıştım. | Open Subtitles | مرّ وقت كنتُ أفقد فيه السيطرة على قلبي أمام وجه كوجهك. |
| Oğullarımı mezarlarından çıkarıp bir hücreye kapatabilecek olsa, kalbimi söküp yedilerden Baba'ya verirdim. | Open Subtitles | كنت لأنقش على قلبي وأقدمه للأب إذا كان سيعيد أبنائي للحياة ويوقظهم من قبورهم ويغلق عليهم باب الزنزانة. |
| Bu mendili kalbimin üstünde taşıyacağım. | Open Subtitles | سأضع هذا المنديل على قلبي |
| Kalbime doğrulttuğun küçük kırmızı bir nokta var. | Open Subtitles | كنت حصلت على نقطة حمراء صغيرة على قلبي. |