- İstemiyorsan Mecbur değilsin. | Open Subtitles | ليس عليكِ ذلك ، إن لم ترغبي بالقيام به |
Mecbur da değilsin. Tek ihtiyacımız olan şey kanın. | Open Subtitles | ليسَ عليكِ ذلك كل ما نحتاجهُ هوَ دمكِ |
Senin buna Mecbur olman yüzünden değil. | Open Subtitles | ليس لأنه عليكِ ذلك |
Belki de burada olmak Zorunda olduğun için buradan nefret ediyorsundur. | Open Subtitles | ربما أنكِ فقط تكرهين وجودك هنا لأنه يتوجب عليكِ ذلك. |
Ödemek Zorunda değilsin. | Open Subtitles | ،ليس عليكِ ذلك ...سأتكلف أنا بجميع المصاريف الآن |
Dawn'ın iyiliği için ne gerekiyorsa yaparım. Sen de Yapmalısın. | Open Subtitles | أنا أقوم بما فيه المصلحة لداون كما ينبغي عليكِ ذلك |
Yapmalısın! Sen sessiz sinema ustasısın. | Open Subtitles | عليكِ ذلك "فأنتِ ملكة "بدون كلام |
Tatlım biliyorsun Beckett'le konuştuklarınızı anlatmak istemiyorsan kendini Mecbur hissetmene gerek yok. | Open Subtitles | كما تعلمين ، يا حبيبتي إذا كنتِ لا تريدين أن تقولي لي ما كنتِ تتحدثين بشأنه مع (باكيت) ، فليس عليكِ ذلك |
Mecbur da değilsin. | Open Subtitles | لـا يجب عليكِ ذلك. |
Mecbur değilsin. | Open Subtitles | ليس عليكِ ذلك. |
Mecbur değilsin. | Open Subtitles | ليسَ عليكِ ذلك |
- Buna Mecbur değilsiniz. | Open Subtitles | -ليس عليكِ ذلك |
Zorunda değilsin! | Open Subtitles | ليس عليكِ ذلك.. |
- Hayır bayan Zorunda değilsiniz. | Open Subtitles | - كلا , سيدتي , ليس عليكِ ذلك - |
Yaşamak Zorunda da değilsin, değil mi? | Open Subtitles | -حسنٌ ، لا يتحتم عليكِ ذلك ، صحيح؟ |
Özlemek Zorunda değilsin. | Open Subtitles | لكن ليس عليكِ ذلك. |
Evet, öyle Yapmalısın. | Open Subtitles | أجل ، عليكِ ذلك |
Sen de böyle Yapmalısın. | Open Subtitles | وأنتِ ينبغي عليكِ ذلك |
Öyle Yapmalısın. Gitmemin sebebi oydu. | Open Subtitles | و يجب عليكِ ذلك إنه سبب رحيلي |
Sen de öyle Yapmalısın. | Open Subtitles | وأنتِ ينبغي عليكِ ذلك أيضًا. |