| Seni tüm hayatta kalanların satışı için mezatçı olarak atıyorum. | Open Subtitles | انا أفوضك بأن تكون المسئول عن عملية بيع كل الناجون؟ |
| "Mağazada yapılan her satışı şahsen denetlemem mi lazım?" | Open Subtitles | أيجب أن أشرف شخصياً على كل عملية بيع فى هذا القسم ؟ |
| Kokain de yok, satış da. satış için komplo da yok. | Open Subtitles | حسنا, لا يوجد كوكايين ولا عملية بيع ولا هناك دليل على مؤامرة |
| Kalplerin satışını o mu yürütüyor? | Open Subtitles | هل هو الشخص الذي يرتب عملية بيع القلوب؟ |
| Nijeryalıların ilaç satımı mı? | Open Subtitles | -هل هذه عملية بيع الأدوية للنيجيريين؟ |
| Sanırım ilk satışım buydu. | Open Subtitles | اعتقد بأن تلك هي أول عملية بيع اتممتها |
| Chen satışının tamamlanmasını istiyorsun çünkü paranı yine alacaksın | Open Subtitles | أردتِ أن تتم عملية بيع (تشين) لإنه مازال يتم الدفع لكِ |
| Arazi satışınız ile ilgili bir gecikme olmuş sanıyorum ki. | Open Subtitles | عرفتُ أن هناك تأخير في عملية بيع الأرض |
| Eğer Tisch CBS'i hisse başına 81 dolara Westinghouse'a satabilecekken aniden Brown Williamson tarafından milyarlarca dolarlık bir tazminat davasıyla tehdit edilirse, bu satışı mahvedebilir, değil mi? | Open Subtitles | ماذا؟ نعم لقد سمعت شائعات إنها ليست شائعة، إنها عملية بيع |
| Virüsün satışı için Ukraynalıları temsil ediyor. | Open Subtitles | انه يمثل الأوكرانيين فى عملية بيع الفيروس |
| Aferin sana. 50 dolarlık uyuşturucu satışı için izleme görevimizi mahvet. | Open Subtitles | هذا فكرة رائعة. أفسد عملية مراقبتنا بسبب عملية بيع للمخدرات بـ50 دولارا. |
| Bugüne kadar hiçbir satışı asla ama asla zararla kapatmadım. | Open Subtitles | لم أخسر ابداً عملية بيع بسبب تعذر بالدفع |
| Arazi satışı gündeme gelince bu hayali ilişkinin mali desteğini de buldunuz. | Open Subtitles | وعندما نشأت عملية بيع الأراضي، رأيت وسيلة لتمويل هذا الوهم. |
| Yılın en büyük satışı olduğundan emin olduğum iş için tebrik ederim. | Open Subtitles | تهانينا على ما يكون بالتأكيد أكبر عملية بيع في السنة |
| Geçen sene California'da ki en iyi Nissan satış elemanı sendin ama son üç ay içinde tek bir satış bile yapamadın. | Open Subtitles | السنة الماضية كنت أحسن بائع في ولاية كاليفورنيا لكنك لم تقم باي عملية بيع خلال الشهور الثلاثة الماضية |
| Şartlı tahliyemde hiç bir sanat eseri satış işlemine karışmamın yasaklandığını söylüyor. | Open Subtitles | تحظر بنود إطلاق سراحي المشروط ممارستي لأي عملية بيع فنية |
| Cartel'e satış yapmak için oldukça açık bir yer seçmişler. | Open Subtitles | إنه مكان مكشوف جداً لتتم به عملية بيع أسلحة مع عصابة مُخدرات |
| Nükleer bomba satışını durdurmak zorundayız. | Open Subtitles | علينا وقف عملية بيع القنبلة النووية |
| Az önce ilk satışını yapmış. | Open Subtitles | أنهى للتو أول عملية بيع |
| Belki de bu, Josephine'in açtığı, tabloların satışını riske atabilecek davayı öğrendiğinizde, galerinizi kurtarmak için kalkıştığınız çaresizce bir girişimdi sadece. | Open Subtitles | ربما كانت مجرد محاولة يائسة لإنقاذ معرضك عندما أدركت أن دعوى (جوزفين) القضائية وضعت عملية بيع اللوحات في خطر |
| İlaç satımı ne zaman gerçekleşti? | Open Subtitles | -أجل؟ -متى حصلت عملية بيع الأدوية؟ |
| Bu ilk satışım olacaktı. | Open Subtitles | أن كان على وشك أن أول عملية بيع بلدي. |
| Şifreli metinler için eve aceleyle gelmeye alışkın değilim, Bay Mathis, özellikle de bir Brancusi bronz eserinin satışının tam ortasındayken. | Open Subtitles | أنا لست معتادة على أن أهرع للمنزل... لأجل رسائل نصيّة مبهمة يا سيّد (ماثيس) وخاصّة عندما أكون بخضم عملية بيع لأحد تماثيل (برانكوزي) البرونزيّة |
| Bay Kennedy, Teague Holding adına arazi satışınız hakkında arıyorum. | Open Subtitles | سيد (كينيدي), أتكلم نيابة عن شركة (تيغ) العقارية بخصوص عملية بيع الأرض |