Aşk hakkında az şey biliyorum demiştim hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أتعلم أنني عندما أخبرتك أنني أعلم الكثير عن الحب |
Sana onunla konuşma demiştim. | Open Subtitles | لماذا لم تضغيِ لي عندما أخبرتك بألا تذهبِ دون الإتصال بي ؟ |
Şey, önceden, partine gelmek istemediğimi söylediğimde sadece dalga geçiyordum! | Open Subtitles | سابقاً عندما أخبرتك بأني لا أريد حضور حفلك، كنت أمزح |
Yalnız kalmaktan rahatsız olmadığımı söylediğimde, yalandı. | Open Subtitles | أتعرف .. عندما أخبرتك اننى لا أهتم ان أكون وحيده .. انا كذبت |
Maske giymek seni yerçekiminden kurtaracak dediğim zaman bunun toplum hayatına geri dönmek için bir vesile olduğunda ısrar etmiştin. | Open Subtitles | عندما أخبرتك أن القناع سيكون ..كما لو أنك تحرّرت من الجاذبية أصررتَ على أنه فقط وسيلة للعودة للمجتمع |
Sana evine dön dediğim zaman beni anlamadın sen. | Open Subtitles | أسأت فهمي حتّى عندما أخبرتك للذّهاب إلى البيت. |
Yatağını ıslatıyor dediğimde, içinde yatmasını söylediniz. | Open Subtitles | عندما أخبرتك بأنه بلل فراشه قلت لي دعيه يستلقي عليه |
- Teknik olarak, evet sana işlerimizi hızlandırmamız gerektiğini söylediğim zaman. | Open Subtitles | - فنيـًا، فعلت - عندما أخبرتك بأننا يجب أن نسابق الوقت |
Stanny ile benim beton işinden nasıl kovulduğumuzu söylediğimi hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أتعلمين عندما أخبرتك بأني أنا وستاني قد طُردنا من شركات الخرسانة؟ |
Bir keresinde sana taraf seçmek zorunda kalacaksın demiştim. | Open Subtitles | أتتذكرين عندما أخبرتك ذات مرة أن عليك اختيار جبهة ما؟ |
Sana babamın alkol probleminden daha fazlası olduğunu düşünüyorum demiştim, hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أوكي أتتذكر عندما أخبرتك بأنني أظن بأن هناك المزيد حول وفاة والدي أكثر من أمر الشرب؟ |
Sana "Asla geri dönemezsin" demiştim sonra da "Yalan söyledim" demiştim, hatırladın mı? | Open Subtitles | أتتذكرين عندما أخبرتك بأن الرجوع مستحيل و من ثم قلتُ بأني كنتُ أكذب ؟ |
Senin gibi olmak istemiyorum demiştim. | Open Subtitles | عندما أخبرتك أننى لا أريد أن أكون مثلك |
Üzüldüm. Johnny Boz'un öldüğünü söylediğimde, neler hissettin? | Open Subtitles | ماذا كان شعورك عندما أخبرتك بموت جونى بوز ؟ |
-O iğrenç kocasını geçen yıl zehirlediğini söylediğimde, beni hiç dinlememiştim. | Open Subtitles | لم تكن لتستمع إلي عندما أخبرتك أنها سممت زوجها |
Sizden başka hiçbir şeyim olmadığımı söylediğimde ne kadar yanıldığımı siz de anlayacaksınız. | Open Subtitles | سترين كم كنت متبجّحاً عندما أخبرتك أننى لاأملك شيئاً |
Sana ekstazi içip arkadaşın Todd'la seviş dediğim zaman beni dinlediğin için seni affediyorum. | Open Subtitles | أنا أسامحك لإستماعك لي عندما أخبرتك لأخذ حبوب النشوة وتنكح صديقك تود |
Bu senin için "İlk hatırladığın anıya git" dediğim zaman olabilir. | Open Subtitles | بالنسبة لك, قد تكون تلك عندما أخبرتك "عد إلى أولى ذكرياتك" |
Chandler ve ben beraber yaşamak istiyoruz dediğimde yalnız yaşayacağımızı kastetmiştik. | Open Subtitles | عندما أخبرتك أنني سأسكن مع تشاندلر قصدت وحدنا |
Size tam size uygun bir dairem var dediğimde... işte bundan bahsediyordum. | Open Subtitles | عندما أخبرتك انه لدي بناية معيّنة في عقلي لك هذه التي كنت أتحدّث عنها |
Tıpkı şekersiz jelibonların tümünü yememeni söylediğim zaman gibi sonra ishal oldun ve herkes onu çamur sanmıştı! | Open Subtitles | كتلك المرة عندما أخبرتك بأن لا تتناول الكيس الكامل من الحلوى الهلامية و أصبت بالأسهال والجميع |
Ama, size söylediğim zaman çok meşguldünüz. | Open Subtitles | لكن لم كن لديك وقت عندما أخبرتك |
Sana "ilki bedava" hilesinin hep işe yaradığını söylediğimi hatırlıyor musun? | Open Subtitles | حسناً ، تتذكر عندما أخبرتك بذلك أول محاولة مجانية لا تفشل أبداً تلك كانت كذبة بيضاء |