Ama bunu 5000 defa yaptığın zaman, Benimle seks yapmanın sefil, ağır iş koşullarını azaltmanın tek yolu olduğunu anlayacaksın. | Open Subtitles | ولكن عندما تفعلين هذا 5000 مرة ستجدين أن ممارسة الجنس معي هي الطريقة الوحيدة التي ستخفف مشقة وجودك |
Kızgınsın veya canın sıkkın diye bir şey yaptığın zaman bu başkalarını etkiliyor. | Open Subtitles | عندما تفعلين شيء لئيم لأنكِ غاضبة أو تشعرين بالملل إنه يحدث لشخص آخر, يؤذيهم |
Şu hareketi yaptığın zaman yüzün, vücudun kadar eğleniyor olmalı. | Open Subtitles | عندما تفعلين هذه الحركة وجهك يجب أن يحضى بالمرح بقدر جسدك |
"Bağışlanamaz bir şey yaptığında kendini bağışlamalısın" demiştin. | Open Subtitles | وأنت قلت: عندما تفعلين شيء لا يغفر يجب ان تسامحي نفسك |
Bu bir yalan. Öyle yaptığında yalan söylediğini anlıyorum, kaltak. | Open Subtitles | هذا كذب ، عندما تفعلين هذا أعرف أنك تكذبين يا ساقطة |
Bunu yaptığın zaman aklın mı karışıyor? | Open Subtitles | هل ترتبكين عندما تفعلين ذلك؟ |
Bunu yaptığın zaman nefret ediyorum Marie. | Open Subtitles | أكرهك عندما تفعلين هذا ماري |
Bir şeyler yaptığın zaman. | Open Subtitles | عندما تفعلين شيئاَ |
Daha iyi şeyler yaptığın zaman. | Open Subtitles | عندما تفعلين شيء أفضل |
Jess, bunu yaptığında, bacaklarım ürperip titriyor. | Open Subtitles | جيس عندما تفعلين هذا فقدمى ويداى ترتعشان |
Ve bak bakalım bunu yaptığında kaç tane müşterin kalıyor. | Open Subtitles | ولنرى كم من الزبائن سيبقى لديك عندما تفعلين ذلك |
Bunu yaptığında çok seksi oluyorsun. | Open Subtitles | إنّكِ تبدين مُثيرة جداً عندما تفعلين ذلك. |