Bir gün, söz veriyorum, ben uzakta Bütün bunlardan alacaktır. | Open Subtitles | يوماً ما ، أعدك . سآخذك بعيداً عن كل هذا |
Bazen Bütün bunlardan uzaklaşmak iyi oluyor. | Open Subtitles | أحياناً أعتقد بأنه من الجيد الأبتعاد عن كل هذا |
Hâlâ neden böyle konuştuğunu anlayamıyorum. Tüm bunları daha önce konuşup kararlaştırmıştık. | Open Subtitles | ترددين دائماً أشياء كهذه لقد تحدثنا عن كل هذا من قبل |
Çünkü Tüm bunları bırakmaya çalıştım ama yapamadım. | Open Subtitles | لانني تعبت فعلاً من التنازل عن كل هذا لكني لا استطيع |
Ama sen her şeyi bir kenara bırakıp bazı eski dostlarınla sanat eğitimi alacaksın. | Open Subtitles | وأنتِ ستتغاضين عن كل هذا لتدرسي الفنون مع رجل عجوز |
Tüm bunlardan uzakta bir kaç güne ihtiyacın var. | Open Subtitles | أنت تحتاج الى قضاء عدة أيام بعيداً عن كل هذا |
Bakın, bütün bunları boş verip esrarı tamamen yasallaştırabilir miyiz? | Open Subtitles | انظروا, هي يمكنني التغاضي عن كل هذا وجعل الأعشاب قانونية؟ |
Bu harika, inanılmaz kadınla ben ona önem veriyorum ve o da bana önem veriyor şimdi ben bunların hepsini bir kenara mı atacağım? | Open Subtitles | التي أهتم بها و تهتم بي و سوف أتخلى عن كل هذا |
Bütün bunlardan uzakta olmalıydın. | Open Subtitles | كان لا بد لك أن تبقى بعيداً جداً عن كل هذا |
Yani, Bütün bunlardan sorumlu küçük yeşil kertenkele. Zira, eğer başına bir şey gelirse, başım büyük belada demektir. | Open Subtitles | السحلية الخضراء الصغيرة المسئولة عن كل هذا لانه إن وقع شيء له فسأكون بورطة |
Bütün bunlardan kurtulmak için öteki işi kabul ettim zaten. | Open Subtitles | سأقبل بالوظيفة الآخرى كيّ أبعدنا عن كل هذا. |
Benim erkeğim var ve Bütün bunlardan kaçacağız. | Open Subtitles | لديّ رجل وسنقوم بالهرب بعيداً عن كل هذا. |
Bütün bunlardan vazgeçmene şaşırdığımı söylemeliyim. Uğruna bu kadar çalışmışken. | Open Subtitles | عليّ القول أنني متفاجئة بأنكِ ستتخلين عن كل هذا بعد أن عملتِ بجهد للحصول عليه. |
Şöyle diyelim, senin Tüm bunları bir başkasına anlattığını düşünmüş ve bundan dolayı hayal kırıklığına uğramış gibi miydi? | Open Subtitles | لنقل أنه عرف أنك ...أخبرت شخصا آخر عن كل هذا ثم، لا أعرف، بطريقة جنونية ... خاب أمله بذلك؟ |
Senin dışında kimseyle önemli patlayıcı çalmam ben. Tüm bunları geride bırakacağına inanamıyorum resmen tamamen yasal işlere karışacaksın. | Open Subtitles | لن أفضل سرقة متفجرات مع شخص غيركِ، لا أصدق أنكِ تخليتي عن كل هذا والتزمت بالقانون |
Tüm bunları ailelerimize nasıl anlatacağımızı bilmiyorum. | Open Subtitles | أتعجب كيف سيبدوا اخبار عائلاتنا عن كل هذا |
Tüm bunları nasıl bilip de ayak hastalıkları uzmanı olabilirsin ki? | Open Subtitles | كيف يمكن أن تعرف عن كل هذا وتصبح اختصاصي الأقدام؟ |
Senin hatandı çünkü her şeyi bir kenara bırakıp buraya sana evlenme teklif etmeye geliyorum... | Open Subtitles | انه خطأك لأنك تخليت عن كل هذا و جئت الى هنا لأعرض عليك... |
Nasıl oldu da her şeyi bir kenara ittin? | Open Subtitles | لماذا تخليتى عن كل هذا ؟ |
Onları Tüm bunlardan uzağa konferans salonuna götüreyim. | Open Subtitles | سأصطحبهم إلى غرفة المؤتمرات الآن، بعيداً عن كل هذا |
Bana Tüm bunlardan tek bir adamın sorumlu olduğunu söylemeye çalışıyorsun. | Open Subtitles | تريد أن تقول بأن رجل واحد مسؤول عن كل هذا |
Onunla bütün bunları konuşmaya çalıştım dedi ki benim bu kaba tonum koca bulamama nedenimmiş. | Open Subtitles | وعندما حاولت الحديث معها عن كل هذا قالت بأن لهجتي الهجومية هي سبب بقائي بدون زواج لحد الان |
Sırf bu adam size birkaç şelale gösterdi... ya da "Walla Walla" yaptı diye hepsini bir kenara mı atıyorsunuz? | Open Subtitles | سـوف تتـخلـى عن كل هذا لأنـهأراكبعـضالشلالات... و جعلـك تنشـد " والا والا " ؟ |