| Her şeyi kontrol etmeye çalışmaktan vazgeç ve bırak. Bırak! | Open Subtitles | توقف عن محاولة التحكم في كل شئ وأتركها تمضي فحسب |
| O çok kıymetli seçim hakkını al kıçına sok ve konuyu değiştirmeye çalışmaktan vazgeç! | Open Subtitles | اذا فاْنت بامكانك اخذ اختيارك الثمين معك ايها الوغد وتوقف عن محاولة تغيير الموضوع |
| Ve referans kitabını ödünç almaya çalışmaktan da bahsetmiyorum. | Open Subtitles | و أنا لا أتحدث عن محاولة التحقق من مرجع الكتاب |
| Tüm söylebildiğimiz, sen gayet iyi durumdasın, yani hemen... İyi olduğuma ikna etmeye çalışma beni, Carson. | Open Subtitles | . أنت في حالة جيدة . توقف عن محاولة إقناعي حول أنني بخير |
| -Dünyayı yoketmeyi denemeyi bırak. | Open Subtitles | -توقف عن محاولة تدمير العالم يا بيندر |
| Dundas Sokağı'ndaki cinayete teşebbüsle ilgili değil, değil mi? | Open Subtitles | ليس الأمر عن محاولة القتل في شارع داندت، أليس كذلك؟ |
| Suikast girişimiyle ilgili bir şey bilip bilmediğini de öğrenmek istiyorum. | Open Subtitles | واريد ان اعرف ان كنت تعلم شيئا عن محاولة الاغتيال |
| İşinin başına dönüp onunla uğraşmaya son ver istersen? | Open Subtitles | فلماذا لا تتغلب على الأمر وتكف عن محاولة ضربه؟ |
| Arkadaşım olmaya çalışmayı bırakmalısın yoksa seni öldürmek zorunda kalacağım. | Open Subtitles | , عليك أن تتوقف عن محاولة مصادقتي و إلا سأضطر لقتلك |
| Öyle de bir şey olmaz. Beni hipnotize etmeye çalışmaktan vazgeç. | Open Subtitles | وكأنني سأسمح بحصول هذا كفّ عن محاولة تنويمي مغناطيسياً |
| Kendim hallederim. Beni kurtarmaya çalışmaktan vazgeç. | Open Subtitles | ، أستطيع تدبر الأمر . توقف عن محاولة إنقاذي |
| Tamam öyleyse ilişkine sahip çık ve her ikisiyle olmaya çalışmaktan vazgeç. | Open Subtitles | وهو أمر جيد ، إذا كن في تلك العلاقة وتوقّف عن محاولة ربح الإثنتين |
| - İyi o zaman. O zaman kafam dağılsın diye beni bir yerlere göndermeye çalışmaktan vazgeç. | Open Subtitles | إذا، توقف عن محاولة إرسالي لمكان ما كي أنساها. |
| - İyi o zaman. O zaman kafam dağılsın diye beni bir yerlere göndermeye çalışmaktan vazgeç. | Open Subtitles | إذا، توقف عن محاولة إرسالي لمكان ما كي أنساها. |
| Tamam arkadaş olabiliriz ama sana babalık yapmaya çalışmaktan da asla vazgeçmeyeceğim. | Open Subtitles | تستطيعين أن تكونين صديقتي .. لا مشكلة لكنّي لن أتوقف أبداً عن محاولة كوني والدك |
| Elizabeth'in hayatına girmeye çalışmaktan da vazgeç. | Open Subtitles | -تومي " توقف" -توقف عن محاولة التدخل في حياة "إليزابيث " |
| Gözlerini kapa, derin nefesler al ve her şeyi kontrol etmeye çalışma bir saniyeliğine. | Open Subtitles | أغمض عينيك. تنفس بعمق وكف عن محاولة السيطرة على كل شىء للحظات. |
| O zaman her şeyi kontrol etmeye çalışma! | Open Subtitles | اذن، توقفي عن محاولة التحكم بكل شيء |
| Dünyayı düzeltmeyi denemeyi bırak. | Open Subtitles | عن محاولة اصلاح العالم |
| Bizi kendinden itmeyi denemeyi bırak. | Open Subtitles | توقّفي عن محاولة إبعادنا عنك. |
| Bu bombalamaya teşebbüsle ilgili bir makale. | Open Subtitles | انها مقالة عن محاولة التفجير انظري إلى الصورة |
| - Çocuk kaçırmaya teşebbüsle ilgili üç dosyayı buldun mu? | Open Subtitles | هل وجدت الثلاثة ملفات عن محاولة الخطف ؟ |
| Bayan Underwood, Beyaz Saray bu dâhilî teröristlerin yakalanma girişimiyle ilgili bir bilgiyi hâlâ açıklamadı. | Open Subtitles | سيدة (أندروود) ...يُنتظر من (البيت الأبيض) أن يصدر ...معلومة واحدة عن محاولة إلقاء القبض على هؤلاء الارهابيين |
| Bu iddiaya sadece Park'ı kovdurmak için uğraşmaya son ver diye katıldım. | Open Subtitles | لقد انشأت هذا الرهان لكي تتوقف عن محاولة طرد بارك لكي تكون محايدا |
| Tanrım, utanç vericisin. Komik olmaya çalışmayı bırak. | Open Subtitles | يا إلهي، أنت تحرجيني بشدة توقفي عن محاولة إضحاكنا |