| Arada bir Greenpeace için gönüllü çalışırım. | Open Subtitles | أقوم بأعمال كمتطوع لـ غرينبيس من حين إلى آخر |
| Greenpeace gibi gruplar balinaları kurtarmak için çare arıyor ancak yerel İnupiat kabilesinin alternatif bir planı var. | Open Subtitles | وتحاول مجموعات مثل غرينبيس ايجاد الحل فيما تدرس القبائل المحلية الخيار البديل |
| Bundan nefret etsek de Greenpeace sessiz kalıp onlara izin vermekten yana. | Open Subtitles | لكن على الرغم من كوننا نكره ذلك .غرينبيس مستعدة ان تسكتنا وان تسمح لهم |
| Fred, Wilma ve Bam Bam sayesinde Greenpeace üyelikleri % 400 arttı. | Open Subtitles | ارتفع عدد اعضاء غرينبيس بنسبة 400 بالمائة |
| Ama... üniversitedeyken Greenpeace'le bir ilgin var mıydı? | Open Subtitles | ولكن هل كنت تشاركين مع غرينبيس في الكلية؟ |
| Ne Greenpeace'in ne de benim bu işle alakam var. | Open Subtitles | غرينبيس ليس له علاقة بهذا الشيء ولا انا ايضا |
| Greenpeace'deki nazik, güvenilir bayana soracaklar. | Open Subtitles | سيستجوبون السيدة اللطيفة من غرينبيس |
| Greenpeace'in yöneticisiyle petrol çalışanlarını ve oduncuları temsil eden sendika lideri. | TED | وكان هناك رئيس منظمة (غرينبيس) مع قائد نقابي يمثل عمال النفط وقاطعي الأخشاب. |
| - Bir çeşit kentsel Greenpeace falan mı? | Open Subtitles | - وهناك نوع من غرينبيس الحضري؟ |
| Greenpeace'e neden girdin? | Open Subtitles | ما جذبك نحو غرينبيس ؟ |
| Greenpeace teklifine ne oldu? | Open Subtitles | ماذا عن عرض غرينبيس |
| Greenpeace teklifine ne oldu? | Open Subtitles | ماذا عن عرض غرينبيس |
| Günaydın, Greenpeace. | Open Subtitles | صباح الخير, غرينبيس |
| Birkaç yıl önce... Greenpeace ofisi bombalaması olayında, şüpheliler arasındaymış. | Open Subtitles | كان مُشتبهاً به في تفجير بعض مكاتب (غرينبيس) قبل بضع سنوات. |
| Greenpeace Merkezi, Anchorage | Open Subtitles | *مقر غرينبيس أنكوراج* |
| Greenpeace. | Open Subtitles | غرينبيس |