Şu durumda bize Sadece bir kişi yardım edebilir. | Open Subtitles | فقط رجل واحد يمكن أن يساعدنا في هذه الحالة. |
Bunca yıllık satranç tarihinde, Sadece bir kişi, büyük şampiyon olarak diğerlerini geride bıraktı: | Open Subtitles | من خلال كل تلك العقود من المعارك, فقط رجل واحد يقف فوق الجميع كأعظم بطل \بوبي فيشر\ |
Sadece bir kişi biliyordur ve konuşmasının zamanı geldi. | Open Subtitles | فقط رجل واحد يعرف وحان الوقت له للكلام |
sadece tek bir adam olsaydı, eminim onu engelleyecek bir şeyler yapılırdı. | Open Subtitles | لو كان فقط رجل واحد أنا متأكد أنه كان هناك ما يوقفه |
Yalnızca bir adam onlara karşı koyma cesaretini gösterebildi, o Herkül'dü. | Open Subtitles | فقط رجل واحد تحدى قواهم هرقل الرحلات الأسطورية |
Sadece bir kişi. | Open Subtitles | انه رجل واحد حقا انه فقط رجل واحد |
Sadece bir kişi onu benim için alabilir. | Open Subtitles | فقط رجل واحد يستطيع ان يجلبها الي |
Sadece bir kişi hayatta kalır. | Open Subtitles | فقط رجل واحد ينجو. |
Sadece bir kişi mi kontrol etti? | Open Subtitles | فقط رجل واحد فعل |
Sadece bir kişi birinci oldu. Torres. | Open Subtitles | فقط رجل واحد سيصعد للقمة |
Bunu şu ana kadar Sadece bir kişi başarabildi; | Open Subtitles | فقط رجل واحد سَحبَه - ألفيس! |
O Sadece bir kişi. -Hayır! | Open Subtitles | -إنه فقط رجل واحد |
sadece tek bir adamsın. Tek bir adam dünyayı değiştiremez. | Open Subtitles | أنت رجل واحد فقط رجل واحد لا يمكنه تغيير العالم |
sadece tek bir kişinin bu iç bölmeyi açmasına izin verilmiş, | Open Subtitles | فقط رجل واحد سمح له بالدخول لأقدس المقدسات |
Yalnızca bir adam onlara karşı koyma cesaretini gösterebildi, o Herkül'dü. | Open Subtitles | فقط رجل واحد جرئ لتحدى قواهم (هرقل) |