| Pekâlâ Vince, diyeceğini dedin. | Open Subtitles | حسناً يا فنس لقد أديت واجبك. ألا تريد أن تقول شيء آخر؟ |
| Vince, bir büyük bir hata yapıyorsun. Bıçağı yere bırak. | Open Subtitles | - فنس انت ترتكب خطا كبيرا ضع السكين من يدك |
| Bilemiyorum, Vince. Bana ne diyeceğinizi bilmediğim için. | Open Subtitles | - لا اعرف يا فنس لا اعرف ماذا تريد اخباري |
| Vance'e söyleyecek bir çift lafım var ya, neyse. | Open Subtitles | لو بامكاني الذهاب الى فنس و اقول له القليل مما يدرو في عقلي |
| Hiç kimseyi ayarlamadım. "Venedik Kralları"nı hiç duymadım. | Open Subtitles | . لم أقم بترتيب أعمال مع أي أحد .لم أسمع بملوك فنس قط |
| Vince, sana bir şey söyleyeyim. - Sana büyük bir iyilik yapacağım. | Open Subtitles | - دعني اخبرك شيئا يا فنس ساقدم لك خدمة كبيرة |
| Gitmeni istiyorum, Vince. Hayatımdan çıkmanı. Artık arkamdan iş çevirmek yok. | Open Subtitles | - اريدك ان تخرج من حياتي يا فنس لا مزيد من العبث وراء ظهري |
| Mike, seni de yakan aynı orospu çocukları için çalışıyorsun ve şimdi de Vince denen şu herifle buluşacaksın. | Open Subtitles | أنت الأن تعمل مع نفس الحقراء الذين طردوك , (مايك) والأن أنت ذاهب للقاء ذلك الرجل (فنس) -فون) ) |
| Vince, beleşçileri bugün buradan çıkarabilir miyiz? | Open Subtitles | يا (فنس) هل يمكننا أن نخرج هذه الجثث من هنا اليوم |
| Vince yok ama artık. | Open Subtitles | لا يوجد فنس بعد الآن |
| - Hadi, söylesene. Benim de sana söylemek istediğim bir şey var, Vince. | Open Subtitles | - انا ايضا لدي شيء اريد قوله يا فنس |
| Vince Peluso, çok kaliteli 5 kiloluk bir malı derhal satmak istiyormuş diye haber yayın. | Open Subtitles | سرّب نبأ بأن (فنس بيلوسو) لديه خمس كيلوات من الدرجة الأولى |
| Vince, Vince! | Open Subtitles | حسناً, فنس , فنس |
| Vince, çocuklarla planım var. Sen bitirebilir misin? | Open Subtitles | (فنس)، لي مخططات مع الأولاد اليوم فهل ترى أنّ بوسعكَ إتمام هذا؟ |
| Tamam, teşekkür ederim, Vince. | Open Subtitles | حسناً، شكراً لك يا فنس |
| Vince, adli tabibin gönderdiğini röntgeni getir. | Open Subtitles | (فنس)، أحضِر تلك الأشعة السينيّة التي أرسلها إلينا الطبيب الشرعيّ |
| Vince Keeler'ın arabası spor salonunun önünde bulundu, anahtarları üzerindeydi. | Open Subtitles | تم العثور على سيارة (فنس كيلر) خارج النادي الرياضي في وضعية استعداد |
| Hoşçakal, Vance. Bugün ki oyunun mükemmeldi. | Open Subtitles | إلى اللقاء فنس لعبة جيدة الليلة |
| Vance'in çok yaklaştığını anladı. | Open Subtitles | عرف أن فنس اقترب.. |
| Müdür Vance, ne lazımdı efendim? | Open Subtitles | المدير فنس.. ماذا تريد؟ |
| Deniz Kuvvetleri St'deki herkes MMA, Venedik, Kaliforniya. | Open Subtitles | الجميع في نادي نيفي للفنون المختلطة في فنس كاليفورنيا |
| Venedik, Kaliforniya, | Open Subtitles | من فنس كاليفورنيا |