| Andrea Ford'un yazısının taslağını gönderdiler. Henüz yazıyı teslim etmedi. | Open Subtitles | لدي نسخة من المقالة التي كتبتها أندريا فورد عن الفلم |
| Ferrell, rapor ver. Albay, ben Teğmen Ford. Ferrell'ın pozisyonuna yakınım. | Open Subtitles | فيريل ، تحدث إلي هنا فورد ، بالقرب من موقع فيريل |
| Tüm birimlere en son siyah bir Ford Granada içinde görüldüklerini bildirin. | Open Subtitles | ونقول لجميع الوحدات التي كانت آخر مرة شوهد يقود فورد سوداء غرناطة. |
| Yalan söyleyerek büyüdüm ben Forde. İstediğim için değil, mecbur kaldığım için. | Open Subtitles | لقد تربيتُ وأنا أكذب، (فورد) لم أرغب بذلك، ولكنني اضطررتُ للكذب. |
| Bay Forde, ne iş yaptığınızı bize anlatır mısınız lütfen? | Open Subtitles | سيد (فورد)، هل لا وصفتَ طبيعة عملك من فضلك؟ |
| Bu kişi mavi, 1 960 model bir Mustang kullanıyor. | Open Subtitles | هذا الشخص كان يقود سيارة فورد موستانج زرقاء طراز 1960 |
| Şimdi, Ford elimizde şimdilik soya fasulyesi ve sebze var. | Open Subtitles | الان فورد كل ما لدينا في المستقبل القريب , الخضار |
| Bay Ford, Maggie hapisten çıkmasına nasıl yardım ettiğinizi söyledi. | Open Subtitles | فورد, ماغي أخبرتني الجهد الذي بذلته في إخراجها من السجن. |
| Hayır, bir tane. Ford profile Hitchens'dan daha çok uyuyor. | Open Subtitles | لا واحد فقط فورد يطابق الوصف بشكل أفضل من هيتشنز |
| Ama England Dan ve John Ford Coley ile bir kayıt seansım vardı. | Open Subtitles | كان من المُفترض ان اُشرف على جلسة تسجيل انغلاند دان جون فورد كولي |
| Pekala, Booth Ford Tiyatrosu'na tam olarak saat 10:00'da girdi, değil mi? | Open Subtitles | حتى بوث يسير في مسرح فورد في تمام الساعة 10: 00، هاه؟ |
| Savaş ve kovboy filmlerini John Ford'a bırakalım, oldu mu? | Open Subtitles | لا، دعنا نترك أفلام الحرب و أفلام الغرب لجون فورد |
| Geçen yaz burada, Detroit'de bir tane yapıldı, ve gelecek yaz Henry Ford'da bir tane daha yapılacak. | TED | الذي تم عقده مؤخراً في ديترويت .. في الصيف الماضي وسوف يعقد الصيف القادم في هنري فورد |
| Tam anlamı ile Ford Motor Şirketi ile büyüdüm. | TED | حرفيا لقد نشأت مع شركة فورد لصناعة السيارات. |
| Büyük büyükbabam Henry Ford idi, ve annem tarafından büyük büyük babam Harvey Firestone (Firestone lastiklerinin kurucusu) idi. | TED | جدي الاول هو هينري فورد, ومن جهة والدتي جدي الاول هو هارفي فايرستون صاحب مصانع الاطارات. |
| Üniversiteden sonra Ford'a katıldım, bunun doğru olup olmadığını bilmesem de biraz kendimi aradıktan sonra Ford'a katıldım. | TED | التحقت بشركة فورد بعد التخرج, وبعد بحث روحي فيما اذا كان ذلك هو الشيء الصحيح الذي يمكن فعله. |
| Ve Ford'la ilgili diğer kelimeler de onun yörüngesine yerleşip dönmeye başlıyorlar. | TED | وكل شئ متعلق ب فورد سيدخل في مداره ويحول حوله. |
| Resme tıklıyoruz ve Betty Ford'un eşinin tabutunu öptüğü resmin simgesel bir imajını görüyoruz. | TED | يمكنك الضغط على هذا وترى هذه الصورة الإيقونة ل بيتي فورد تقبل نعش زوجها. |
| Bay Forde. Bayan Sloane'la hiç tanıştınız mı? | Open Subtitles | سيد (فورد)، هل قابلت أبدًا الآنسة (سلون)؟ |
| Bay Forde, Bayan Sloane'u müşteriniz olarak hiç ağırladınız mı? | Open Subtitles | سيد (فورد) هل سليتَ الآنسة، (سلون) كعميل؟ |
| 1908 yılında Ford, model T arabasını çıkardı. | TED | في عام 1908، قدمت شركة فورد السيارة موديل تي. |