| Bir haftada hayranlarından 17000 tane mektup alıyordu. | Open Subtitles | في إسبوع واحد إستلمت 17 ألف رسالة من معجبيها. |
| Bu öyle bir parça ki, Bir haftada tam 29 sıra birden yükseldi! | Open Subtitles | عدد الذي لوحده قفز 29,أماكن في إسبوع واحد |
| Bir haftada, sizin bir ömür boyu yapacağınızdan fazlasını yapardı. | Open Subtitles | مخترعاً فحيتاً كان أبي بأداة واحدة صنع في إسبوع واحد أكثر مما يمكن أن يصنعه أمثالكما طوال حياتهم كلا. |
| Bir hafta içerisinde, buradan gideceksiniz ve geri döndüğümde, bu davranışlarını görmek istemiyorum. | Open Subtitles | في إسبوع واحد تخرج من هنا وأنا أتوقّع بعض التغييرات في سلوكك عندما تصل إلى البيت |
| Bir hafta içinde gerekirse sadece aspirin alıyor olacaksın. | Open Subtitles | في إسبوع الذي أنت سَتَأْخذُ لا شيء سوى أسبيرين، إذا ذلك. |
| Onlardan daha iyi bir iş çıkarabilirim. Bir haftada yaptım. | Open Subtitles | يمكنني القيام بأفضل مما يقومون وقد أنجزته في إسبوع |
| Benim için çalışmak istersen, normalde bir yılda kazandığını Bir haftada kazanırsın. | Open Subtitles | ،أترغبين بالعمل لأجلي ستجنين في إسبوع ما تجنينهُ في عامٍ عادةً |
| Ben, bir saatte sizin Bir haftada kazandığınızdan fazla kazanıyorum. | Open Subtitles | أنا أجنــي في الســاعة أكثر ممــا تجنيــــــــه في إسبوع |
| Bir haftada beş banka soyup sonra geri dönmek için otelde saklandığın gibi mi? | Open Subtitles | مثل ما سرقـت 5 بنـوك في إسبوع وذهبـت بعدها للشاطيء للإسترخـاء |
| O oyunu idare ederek bir gecede bu çöplükte Bir haftada kazanacağımdan daha fazlasını kazanıyorum. | Open Subtitles | إني أجني في ليلة واحدة من إدارة تلك المباراة, أكثر مما أجنيه في إسبوع في تلك المزبلة |
| Ama korkunç... Bir haftada üç kadın. | Open Subtitles | لكن هذا فظيع ثلاث نساء في إسبوع واحد |
| Daha iyi Bir haftada tanışmak isterdim. | Open Subtitles | أتمنى إن تقابلنا في إسبوع أفضل |
| Bir haftada iki kişi öldü. | Open Subtitles | شخصان قَتلا في إسبوع. |
| - Bir haftada 4 tane. Yeni bir rekor. | Open Subtitles | أربعة في إسبوع واحد سجل جديد |
| Ve Bir hafta içinde, Yoon Ji Hoo ve Geum Jan Di bu okuldan uzaklaştırılacaklar. | Open Subtitles | و، في إسبوع من الآن، سيطردان يون جيهوو وغوم جاندي من هذه المدرسة.. |
| Bugün, yarın, Bir hafta içinde sana şunu diyecek... | Open Subtitles | اليوم، غداً، في إسبوع هو سيقول لك |
| Bir hafta içinde benim komisyonumu ödeyeceksin. | Open Subtitles | في إسبوع هتئدري تَدْفعُي عمولتي. |