bilim ve teknoloji öğrencileri olarak çoğu bilgisayarla ilgili bölümlerde okuyordu, ama İnternet'in varlığından haberleri yoktu. | TED | باعتبارهم طلاب في العلوم و التكنولوجيا كان العديد منهم متخصصون في الكمبيوتر لكنهم كانوا يجهلون وجود الانترنت. |
bilim ve teknolojiyi geliştirmek için gerekli ortamı hazırlıyoruz. | Open Subtitles | نحن نحقق تقدما كبيرا في العلوم و التكنولوجيا |
Eğer bilim ve teknolojiye yönlenip yaşlı insanların yüzleştikleri asıl problemlere çözüm bulursak ve yaşlı insanların yaşamlarına eklenen yıllardansa dayanıklılıklarına ve dayanma güçlerine yatırım yaparsak, yaşam kalitesini her yaş için arttırabiliriz. | TED | إذا استثمرنا في العلوم و التكنولوجيا ووجدنا حلولا للمشاكل الحقيقية التي يواجهها كبار السن و استفدنا من القوى الحقيقية لكبار السن، فإن السنوات المضافة يمكن أن تحسن بشكل كبير مستوى العيش لجميع الأعمار. |