mezar taşı yoktu, o yüzden insan mezarı değildir diye düşündüm. | Open Subtitles | فكرت أنه لم يكن قبراً بشرياً لأنه لم تكن عليه علامة |
İçindeki adam gözlerini sana dikmişken bir mezar kazmak zor oluyor. | Open Subtitles | من الصعب أن تحفر قبراً عندما يكون صاحبه ينظر إليك مباشرة |
O oda, bir mezardı içinde yüzlerce ölü olan bir mezar. | Open Subtitles | الغرفة التي كنت فيها كانت قبراً مليئة بالمئات والمئات من الأموات |
Sana erkenden mezar kazacağım. | Open Subtitles | سأحفر لك قبراً مبكّراً، هذا ما سأحفره حفر، حفر، حفر |
eğer eksiksiz bulunursa etkileyici aletlerle mezar doldurulabilir ve bu da insanlığın görkemli dünyasına ... ve bizim hakiki başlangıcımıza göz atmak için... zamanın tarihçesini gözetlemeye yardımcı olabilir. | Open Subtitles | سيجد قبراً مليئاً بالكنوز الذهبية المشغولة يدوياً ستجعلنا نعيش فى ظلال الماضي وتعطينا إثبات جديد على عظمة الانسان |
Bu eski yapı onlar için mükemmel bir mezar oluyor. | Open Subtitles | إنه مكان قديم , لكنه رائع ليكون قبراً لهم |
Eğer mezar kazmakla zaman harcarsan bir mezar da kendin için kazmak zorunda kalacaksın. | Open Subtitles | خذ وقتك لحفر قبراً واحداً، يجدر بك أن تحفر واحداً لك |
Bir mezar kazacak kadar vakit harcarsan bir tane de kendin için kazarsın. | Open Subtitles | خذ وقتك لحفر قبراً واحداً، يجدر بك أن تحفر واحداً لك |
Birisi kadını kolundan tutar ve yakınlarda tamamen kuru olan başka bir mezar gösterir. | Open Subtitles | المرأة سحبت رجلاً و أرته قبراً مجاوراً القبر كان جافاً |
O ölürse,diye ben ona bir - mezar hazırladım, buraya yakın. | Open Subtitles | أعدّدت له قبراً عندما يموت إنه في مكان قريب هنا |
Sığ bir mezar bile kazmamış. Yensin diye, öylece bırakılmış. | Open Subtitles | لم يحفر حتى قبراً بسيطاً لها تركها هنا ببساطة ليتم إلتهامها |
Söylentiye göre, Dördüncü İmparator bizim köyün altına kraliçesi için muazzam bir mezar yaptırmış. | Open Subtitles | تقول الشائعات بأنّ الإمبراطور الرابع شيّد قبراً ضخماً لمليكته أسفل قريتنا. |
Hani bilmesem, şu anda mezar kazıyor derdim yani. | Open Subtitles | لو لم أكن أعرف أكثر، لقلتُ أنّه الآن يحفر قبراً |
Dün gece iki genç mezar kazarken yakalanmış. | Open Subtitles | بالليلة الماضية, أمسكنا بأثنان من الشبان ينبشون قبراً. |
Bunun bir mezar olması gerektiğini düşünmüştüm. | Open Subtitles | ظننت أنه كان من المفترض أن يكون هذا الشيء قبراً |
Hava kararız kararmaz, senle Montez arkada ona bir mezar kazın. | Open Subtitles | حالما يحلّ الظلام، احفروا له قبراً بالخلف .. |
Hava kararır kararmaz, Montez'le arkada ona bir mezar kazın. | Open Subtitles | حالما يحلّ الظلام، احفروا له قبراً بالخلف .. |
Babam için kazdıkları mezar ne kadar sığ. Birkaç şilininiz daha yok muydu? | Open Subtitles | حفروا قبراً ضحلاً لأبي هل تحتاجين إلى بعض الشلنات؟ |
Sizi temin ederim efendim bugün görmüş olduğunuz bir kraliyet mezarı değildi. | Open Subtitles | . . أعدك، سيد إن ما رأيت اليوم لم يكن قبراً ملكياً |
Kazısının mezarı ortaya çıkaracağını umuyordu bunun gibi- | Open Subtitles | كان مهتماً بأن يستمر في التنقيب حتى يكتشف قبراً يشبه قبر توت عنخ آمون |