| Otele bir şikayet dilekçesi verdim, ama bu da- | Open Subtitles | قدّمت شكوى في الفندق, لكن ذلك كان يعني.. |
| İçecek servisi henüz başlamamıştı ama çok gergin bir hali vardı, o yüzden ona su verdim. | Open Subtitles | لم تبدأ خدمات المشروبات بعد , لكنه بدا منزعجاً جداً لذا قدّمت له بعض الماء |
| Oh, ve Joey, ve bilmeni isterim ki bir kaç işe başvurdum bile, | Open Subtitles | جوي، يجب أن تعلم بأنني قدّمت على عملين جديدين |
| İnsan avı için yardım etmeyi teklif ederdim ama bugün emeklilik için başvurdum. | Open Subtitles | أودّ أن اقدم مساعدتي للبحث عن الرجل، لكنني قدّمت طلب التقاعد اليوم. |
| Sonra yeni bir el işareti yaptım, bu işaret Forever 21'deki bir sonraki dansçı içindi ve o da dans etti. Daha başka aktivitelerde vardı. | TED | ثم قدّمت إشارة باليد، أشّرت الراقص الانفرادي التالي في أسفل متجر فوريفر 21، ورقص. كانت هناك بعض الأنشطة الأخرى. |
| Yeni kurulmuş Birleşmiş Milletler'in Güvenlik Konseyine ilk krizi İran sundu. | Open Subtitles | قدّمت إيران لمجلس الأمن التابع لمنظمة الأمم المتحدة المؤسسة حديثًا أولى الأزمات لمناقشتها |
| Saygısızlık etmek istemem Sayın Başkan ama ben sadece tavsiye verdim ve yapılması gereken işleri yaptım. | Open Subtitles | مع كامل الاحترام يا سيادة الرئيسة أنا قدّمت توصيات قمتُ بالترتيبات الضرورية |
| Polis komisyonuna bir ifade verdim zaten. | Open Subtitles | لقد قدّمت بالفعل إفادة إلى مفوضية الشرطة |
| Onlara elimdeki tüm delilleri verdim. Her aşamada onlarla işbirliği yaptım. | Open Subtitles | لقد قدّمت كل الادلة الممكنة, وتعاونت معهم بكل المراحل |
| Dilekçemi verdim, Caldwell de kabul etti. | Open Subtitles | فقد قدّمت استقالتي و " كالدويل " وافق عليها |
| Sahip olduğum her şeyi verdim, benim olan her şeyi. | Open Subtitles | قدّمت كل ما أملك، كل شيء لهذا. |
| İhtiyacınız olan şeyi verdim. | Open Subtitles | قدّمت لكي شيئا قد تحتاجينه |
| Bluecross/Blueshield aracılığıyla sağlık sigortasına başvurdum. | Open Subtitles | قدّمت طلب للرعاية الصحية خلال BlueCross BlueShield |
| Ben de ondan habersiz Julliard'a başvurdum. | Open Subtitles | لذا قدّمت إلى جامعة "جوليارد" من وراء ظهرها. |
| National Geographic'e on dört kere başvurdum. | Open Subtitles | قدّمت في مسابقة "ناشيونال جيوغرافيك أربعة عشر مرّة |
| National Geographic'e on dört kere başvurdum. | Open Subtitles | قدّمت في مسابقة "ناشيونال جيوغرافيك أربعة عشر مرّة |
| İşe başvurdum. | Open Subtitles | -حسناً,لقد قدّمت من أجل العمل. |
| Cornell'e başvurdum. | Open Subtitles | لقد قدّمت إلى كورنيل |
| Ne olursa olsun, çok geç. Rahibeler şikayet etti. | Open Subtitles | على أية حال، فات الأوان فقد قدّمت الراهبات شكوى. |
| Yaptığını kanıtlayan deliller mahkemeye geç intikâl etti. Yargıç bazı güvenlik kayıtlarını kabul etmedi. | Open Subtitles | أوراق الأدلّة قدّمت بوقتٍ متأخّر واستبعد القاضي بعض لقطات الأمن |
| Açılış konuşmaları yargılamayı; iyiyle kötü, gerçekle cehalet arasındaki muazzam bir mücadele olarak sundu. | Open Subtitles | قدّمت البيانات الإفتتاحيّة على أنّ المحاكمة صراع كبير بين الخير والشرّ, بين الحقيقة والجهل. |