| On yıldır onun sponsoruydum. Ama aslında o bana yardım etti. | Open Subtitles | كنتُ كفيلته لعشر سنوات ولكن في الحقيقة ، قد ساعدني |
| - Süper destekleyici. Bu da yardım etti. | Open Subtitles | لقد دعمني بشكل فائق للعادة، وذلك قد ساعدني. |
| Annem kaçırıldığından ve Gölgeler Dünyası hayatımı işgal ettiğinden beri birçok Aşağı Dünyalı, neye mâl olacağını düşünmeden bana yardım etti. | Open Subtitles | منذ تم خطف والدتي وعالم الظل غير حياتي والكثير من العالم السفلي قد ساعدني لي |
| Geçen yıl, kızım konusunda bana yardımcı oldu. | Open Subtitles | هذا العام الماضي، قد ساعدني في ابنتي |
| Bazı yollardan, bu bana yardımcı oldu. | Open Subtitles | بطريقة ما قد ساعدني ذلك |
| Bakın dedektif, tek bir kötü yerde bile polisin yardım ettiğini hatırlamıyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أتذكر مكاناً واحداً سيئاً قد ساعدني شرطيُ للخروج منه |
| Birisinin bana yardım ettiğini anlarlar. | Open Subtitles | سوف يعرفون أن أحداً ما قد ساعدني |
| Hazırlanmama mükemmel bir biçimde yardım etti. | Open Subtitles | و قد ساعدني في الإعداد له |
| Çok baskıcıydı ve Jahfree kendimi özgürleştirmemde yardım etti sana bunu söylüyorum çünkü hayatımın daha iyi olması için bana yardım ettiğini bilmeni istiyorum. | Open Subtitles | كانَ مُكبتاً جداً، و قد ساعدني (جعفري) على تحريرِ نفسي و أنا أُخبركَ هذا لأني أُريدكَ أن تعرِف |
| Bu Rob, bana yardım etti. Merhaba. | Open Subtitles | ـ هذا روب، قد ساعدني ـ أهلا |
| - Bu Rob. Bana yardım etti. - Merhaba. | Open Subtitles | ـ هذا روب، قد ساعدني ـ أهلا |
| Ama Andrew bana yardım etti. | Open Subtitles | لكن (أندرو) قد ساعدني |