| Kahrolası yalancı. Grace le bir yıldır görüşmediğini söylemiştin. | Open Subtitles | كاذب حقير , لقد قلت انك لم ترى جريس منذ اكثر من سنة |
| Uyuyamadığını söylemiştin. Stresten mi yoksa...? | Open Subtitles | لقد قلت انك لم تكن نائما , هل لازمك صداع او .. |
| Ultrasonda birşey bulamadığını söylemiştin. | Open Subtitles | حسنا , انت قلت انك لم تجد اي شيء في الموجات الفوق صوتيه |
| Servis bende. - Daha önce oynamadığını söylemiştin. | Open Subtitles | ضربتي اعتقد انك قلت انك لم تلعبها من قبل |
| Sen de bekarlığa veda partin olmadığını söylemiştin, al sana bir kulüp dolusu kız. | Open Subtitles | وانت قلت انك لم تحظى بحفلة عزوبيه ونحن في ملهى وتوجد سيدات |
| O kadar çiçeği ne yapacağını bilmediğini söylemiştin. | Open Subtitles | قلت انك لم تعلمي ما ينبغي عليك ان تفعلي بكل تلك الزهور |
| Seninle görüştüğümde, yolcuyu göremediğini söylemiştin. | Open Subtitles | الذي حاول اطلاق النار عندما قمنا بالتحقيق معك قلت انك لم تستطع رؤية الجالس جوار السائق - لم أستطع - |
| Sana başkaldırmalarını beklemediğini söylemiştin. | Open Subtitles | قلت انك لم تتوقع عصيانهم |
| Hiç kimseyi görmediğini söylemiştin. | Open Subtitles | قلت انك لم تري احدا |
| Filmi hiç izlemediğini söylemiştin. | Open Subtitles | قلت انك لم تشاهد الفيلم |
| Scott ile hiçbir şey yapmadığını söylemiştin. | Open Subtitles | (قلت انك لم تفعلي شيئاً مع (سكوت |
| Onu hiç tanımadığını söylemiştin. | Open Subtitles | لقد قلت انك لم تعرفه قط! |