| Ama sizi uyarmalıyım, şu anda hoş bir şekilde temizlenmiş durumdayız, çünkü Carrot Top her sabah gelerek burayı yeni sahne malzemesi bulmak için didik dikik arar. | Open Subtitles | لكن يجب علي تحذريكم يا رفاق نحن على وشك التنظيف الآن لأن كاروت توب يأتي كل صباح للبحث عن البقايا الجديدة كوميدي أمريكي |
| Carrot Koca Çocuk'u öldürmek istiyordu. Ama buna gerek yoktu. | Open Subtitles | أراد (كاروت) قتل (بيغ بوي)0 لكن لم يكن هذا ضرورياً |
| Tamam, o zaman biz de bu Carrot Top'u ziyarete gideriz | Open Subtitles | إذاً يجب علينا الذهاب لزيارة كاروت توب |
| Bir gün Redhead'in bir arkadaşı göründü. Aristotle. | Open Subtitles | في يوم من الأيام؛ ظهر صديق لـ(كاروت) وكان اسمه (أريستوتل)0 |
| Ailesi Redhead'e yardım etmişti. | Open Subtitles | كانت عائلته قد أوت (كاروت) عندما كان مفلساً وبحال يُرثى لها |
| Hadi Havuç kafayla konuşup, gidelim artık. | Open Subtitles | لنذهب لنتحدث الى (كاروت توب) و نرحل من هنا |
| Vegas'taki ünlülerin kıyafetlerini hep o yapıyor. Cher, Celine, Carrot Top. | Open Subtitles | إنه يصنع كل الأثواب في "فيجاس" "تشير", "سيليني", "كاروت توب" |
| Bir gün Carrot'un bir arkadaşı geldi. Adı Aristotle'dı. | Open Subtitles | في يوم من الأيام؛ ظهر صديق لـ(كاروت) وكان اسمه (أريستوتل)0 |
| Onun ailesi Carrot kötü durumdayken ona çok yardımcı olmuştu. | Open Subtitles | كانت عائلته قد أوت (كاروت) عندما كان مفلساً وبحال يُرثى لها |
| Carrot, Koca Çocuk'a ait olan her şeye sahip olmuştu. Ama bu daireyi istemiyordu. | Open Subtitles | أخذ (كاروت) كل ممتلكات ؛(بيغ بوي) لكنه لم يرغب في الشقة |
| Tek dokunmadığı çete Carrot'ınkiydi. Çünkü o Benny'nin arkadaşıydı. | Open Subtitles | لكن العمل الوحيد الذي يستولي عليه كان عمل (كاروت) بما أنه كان صديقاً لـ(بيني)0 |
| Her esrar içmek istediğimde gidip Carrot'ı görmek zorundaydım. | Open Subtitles | كلّما أردت تدخين سيجارة ممنوعات كان عليّ الذهاب إلى (كاروت)0 |
| Özellikle de Carrot'ın bölgesindeki halka saldırıp onları soyarlardı. Fırınları soyarlardı. | Open Subtitles | يسرقون أماكن سكنية ومخابز وبالأخص في منطقة (كاروت)0 |
| Olaylar soğuyunca Carrot'la işimize devam ederiz tamam mı? | Open Subtitles | عندما يهدأ الوضع؛ سنعود إلى (كاروت)؛ مفهوم؟ |
| Redhead Koca Adam'ı halletmek istedi.. | Open Subtitles | أراد (كاروت) قتل (بيغ بوي)0 لكن لم يكن هذا ضرورياً |
| Redhead Koca Adam'ın malvarlıklarını aldı.. gizlendikleri yer dışında. | Open Subtitles | أخذ (كاروت) كل ممتلكات ؛(بيغ بوي) لكنه لم يرغب في الشقة |
| Redhead'e zarar vermedi çünkü o Bennie'nin arkadaşıydı. | Open Subtitles | لكن العمل الوحيد الذي يستولي عليه كان عمل (كاروت) بما أنه كان صديقاً لـ(بيني)0 |
| Esrara ihtiyacım olduğunda Redhead'i ziyaret etmeliydim . | Open Subtitles | كلّما أردت تدخين سيجارة ممنوعات كان عليّ الذهاب إلى (كاروت)0 |
| Redhead mahalleyi tehlikeye atıyor. | Open Subtitles | ؛(بيني)؛ ألم أطلب منك قتل (كاروت)؟ إنه يهدّد حيّ الأقليات بالخطر |
| Bu haftasonu Elvis taklitlerinin otelimizde bir kongresi var o yüzden sadece "Havuç Kafa" var. | Open Subtitles | حسناً، نحن نستضيف مُقلّد (ألفيس) في نهاية هذا الأسبوع، لذا نحن نعرض حالياً (كاروت توب) فحسب. |
| Demek istediğim, Havuç kafa esprilerine alıştık ama bu... | Open Subtitles | أعني .. أننا معتادون على نكات (كاروت توب) (كاروت توب) كوميدي أمريكي |
| - Tamam. Havuç Bill'in hayal ürünü olduğunun farkında mısınız? | Open Subtitles | حسناً، تدركين أنّ (كاروت بيل) شخصية خيالية؟ |