| Bazı çocukların böyle şeyleri yaptığını biliyorum ama Kallie yapmaz. | Open Subtitles | اعرف بعد الفتيات قد يفعلوا اشياء كهذا ولكن... ليس كالى |
| Kallie'nin porno kasetindeki sesin sevgilinin sesi olduğunu biliyor muydun? | Open Subtitles | أكنت تعرفين انه كان صوته الذى بالشريط الجنسى الخاص بـ"كالى" |
| Bu oyun değil, Cally. Git. Bize değer veren insalar var. | Open Subtitles | هذه ليست مزحة يا (كالى) , هيا لدينا رجال يعتمدون علينا |
| Cally seni uyandırdığında da aynı rüyayı görüyordun değil mi? | Open Subtitles | وقد صادفك نفس الحلم عندما أيقظتك (كالى) , أليس كذلك؟ |
| Yanılıyorsam düzelt ama Kali'nin ültimatomu hâlâ geçerli. | Open Subtitles | صححنى إذا كنت مُخطئاً، ولكن عرض "كالى" لايزال قائماً |
| Kalle'nin dikişe ihtiyacı var. Ara beni, hemen! | Open Subtitles | كالى بحاجة لبعض الغرز اتصلى بى فورا |
| - Callie, Allah kahretsin! - Bırak beni, yağ tulumu! | Open Subtitles | اللعنة ، كالى إتركنى أيها الدودة السمينة |
| Artık anlamaya başlıyorum Kallie'yle olan anılarım ondan kalan her şeyim olacak. | Open Subtitles | لقد بدأت أفكر فى أن.. كل ذكرياتى عن كالى ستكون كل ما أملكه عنها |
| Kallie de burada bazı dersler girdi. | Open Subtitles | كالى, كانت تحضر بعض الفصول هنا فى بعض الأحيان |
| Onu Kallie zannettim. Eve döndü sandım. | Open Subtitles | لقد أعتقدته كالى لقد أعتقد أنها عادت للمنزل |
| Kallie 12 yaşındaydı ama küçük bir kız gibi davranırdı. | Open Subtitles | كالى كانت 12 عام ولكنها تصرفت كفتاه صغيره |
| Bullet'a Kallie küçükken oynadığımız oyunu anlatmıştım. | Open Subtitles | لقد أخبرت بوليت قصه من قبل عن كيف أعتدت أن ألعب هذه اللعبه مع كالى عندما كانت صغيره |
| Kallie sana hiç bu kasetlerden söz etmiş miydi? | Open Subtitles | هل قالت لك كالى عن تصوير شرائط كهذه؟ |
| Cally, dün gece de söylemiştim ve şimdi de söylüyorum. | Open Subtitles | كالى , لقد أخبرتكِ الليلة الماضية |
| Cally Moxopan ve Cosapin alıyormuş. | Open Subtitles | لقد كانت كالى تتعاطى موكسوبان و كوسابين |
| Cally, sen soldan yaklaşacaksın Cylon'ları sahte bir saldırı yapacaksın. | Open Subtitles | .. عندما نصل لذلك الموقع كالى) , ستقومين بالإحاطة باليسار) (وتقومين بخدعة فى موقع (السيلونز |
| Onu zorlaman için senin Derek'in peşine düşmeni istiyor Kali. | Open Subtitles | إنه يريدكِ أن تذهبى وراء "ديريك"، يا "كالى" حتى يحقق ما يريده بالقوة |
| O yüzden Kali'nin oturup herkesin eşit fırsatta olmasını bekleyeceğini sanmayın. | Open Subtitles | فلا تظن أن "كالى" سوف تنتظر حتى تتساوى قواكما |
| Aynen böyle Kali, bana bak. Yüzüme bak. | Open Subtitles | هذا صحيح يا "كالى"، انظرى إلىّ انظرى إلى وجهى |
| Sen biliyor muydun, Kalle? | Open Subtitles | هل تعرف ذلك ، كالى ؟ |
| Ben okul merkezinden Lotte. Kalle düştü ve yaralandı. | Open Subtitles | انا (لوت) من ادارة المدرسة (كالى) سقطت وجرحت نفسها. |
| - Callie'yi de unutmayalım. | Open Subtitles | أو دعنا لا ننسى "كالى" |
| Merhaba Kyle. Gelmene çok sevindim. Burası korkunç bir yer. | Open Subtitles | أهلاً ,"كالى",أنا سعيدة جداً بقدومك أنه مكان فظيع |
| "Simone, genç Jane Fonda'nın sesine Sophia Loren'in vücuduna Grace Kelly'nin zerafetine ve Audrey Hepburn ve bir meleğin yüzünün karışımı gibi bir yüze sahip." | Open Subtitles | سيمون تملك صوت جين فوندا وجسد صوفيا لورين وسمو جريس كالى ووجة اودري هيبرن مثل الملاك |
| Hayır, ama Kally'e onu beklediğine dair mesaj atmış. | Open Subtitles | لا، لقد أرسلت رسالة إلى (كالى) تخبرها ذلك |
| Kayıp kızımız Kallie Leeds'in kaybolduğu gece o otelde kasede çekildiğini biliyoruz. | Open Subtitles | نحن نعلم ان الفتاه المفقوده "كالى ليدز" كانت فى الفندق فى تلك الليله التى فقدت فيها تصنع واحد من هذه الشرائط |