İki hafta önce onu geride bıraktığımızda, gayet iyiydi ekselansları. | Open Subtitles | لقد كان بخير يا صاحب الجلالة عندما تركناه قبل أسبوعين |
Geçen aydan beri yok efendim, ama o zaman iyiydi. | Open Subtitles | ليس منذ الشهر الماضي يا سيدي ولكنه كان بخير عندها |
Tatlım! - Yine kanama geçiriyor. - Şimdiye kadar iyiydi. | Open Subtitles | عزيزتي انه ينزف مجددا لقد كان بخير الى غايه الان |
Onun iyi olup olmadığına bakmalısın. Çünkü bizimle konuşmuyor artık. | Open Subtitles | ربما يمكنك الذهاب لترى اذا كان بخير ' هو لَنْ يرضى ان يَتكلّمَ معنا. |
Hatırladığım son şey Atlantis'teydim ve her şey yolundaydı. | Open Subtitles | آخر شيء أتذكرة أني كنت في أتلانتس وكل شيء كان بخير |
Ama ararken iyi idiyse, nasıl oluyor da şimdi baygın? | Open Subtitles | -لكن إذا كان بخير عندما اتصل, كيف له أن يفقد وعيه الآن؟ |
Onun iyi olduğunu duyduğumda çok rahatladım. | TED | شعرت بالراحة الشديدة لمعرفة أنه كان بخير. |
Oldukça iyiydi ve parasal sorunları olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | لقد كان بخير تماماً,و ليس لى علم بأى مشاكل مادية |
Buradan giderken iyiydi? | Open Subtitles | لقد كان بخير عندما غادرنا أمس والآن، أنظر إليه |
Son konuştuğumda iyiydi. Aylardır iyi. | Open Subtitles | آخر مرة تحدثت إليه كان بخير إنه بخير لمدة |
Son konuştuğumda iyiydi. Aylardır iyi. | Open Subtitles | آخر مرة تحدثت إليه كان بخير إنه بخير لمدة |
O uykulu peruğunu falan aldık işte, her şey iyiydi başta. | Open Subtitles | أقصد, لقد جلبنا شعر الأستيقاظ و كل شيء كان بخير |
Bir dakika iyiydi, ve sonra yere düştü, titriyordu. | Open Subtitles | لقد كان بخير لدقيقة، ومن ثم سقط على الأرض تماماً، يرتجف. |
Biliyorum, geçen hafta büyükbabamı hastaneden taburcu ettiğinizde herşey gayet iyiydi. | Open Subtitles | أعلم أنّكم عندما سرّحتم جديّ ،من المستشفى الإسبوع الماضى كان بخير حال |
Önceden her şey iyiydi. | Open Subtitles | لماذا يفترض علي؟ .. كل شيء كان بخير قبل ذلك |
Çok parlak bir öğrenciydi, dersleri güzeldi ve iyiydi işte... | Open Subtitles | كان ذكياً جداً أبلى بلاءً حسناً في المدرسة كان بخير فحسب |
Öğleden sonra çok iyiydi. | Open Subtitles | كان بخير حينما طوال فترة بعد مُنتصف اليوم. |
Az öncesine kadar gayet iyiydi ama siz pek iyi değildiniz. | Open Subtitles | كان بخير حتّى قبل لحظة. أمّا أنتَ فلم تكن كذلك |
Biraz rahatsız görünüyordu ama onun haricinde iyiydi. | Open Subtitles | بدا متضايقاً قليلاً لكن عدا ذلك كان بخير |
Çok uzun zaman geçti. İyi olup olmadığına bakacağım. | Open Subtitles | لقد إستغرق وقتاً طويلاً سأرى اذا كان بخير |