| Gerçek şu ki, yanılsalar da O bir şey onların çöküşü bile olacak olsa onu ellerinden alırsanız, hiç dövüşmezler. | Open Subtitles | الحقيقه حتى ولو كانوا مخطئين حتى لو كان ذالك سوف يخرب كل شيء اذا استطعت هزمهم |
| O sırada senin gerçek baba olduğunu sanıyorduk. | Open Subtitles | حسنا, كان ذالك عندما كنا تحت انطباع انك انت الوالد في الحقيقة. |
| Sonuçta doğruysa bile, biz anladın işte O kadar mühim bir şey değil. | Open Subtitles | حسنا انظر , اذا كان ذالك صحيحا , اذا كنا انت تعلم ليست بتلك الاهمية |
| bunun üzerine ben de okula başladım ve konum bir şekilde eğitim oldu | TED | و حصلت على دبلوم و كان ذالك بميدان التعليم. |
| Bir şeyler oldu... ve silahın artık bir sahibi yoktu. | Open Subtitles | هناك كان ذالك الشيء وبعدها السلاح لم يكن له مالك بعد ذالك |
| O şeyin beni öldürüp öldürmeyeceğini bilmiyordum ve öldürmediği zaman neredeyse üzüldüm diyebilirim. | Open Subtitles | . لم اكن اعلم ان كان ذالك الشئ سيقتلني . وعندما لم يفعل , كنت تقريباً متحسرة |
| Ama şu var, yıllar sonra, sonunda O burada. | Open Subtitles | لقد كان ذالك من وقت سابق و هو هنا أخيراً |
| Hayır. Onu saymıyorum. O bir karalama işiydi. | Open Subtitles | لا هذا، لايحسب كان ذالك عمل صيفي |
| O ot fiatıydı. | Open Subtitles | حسناً ، كان ذالك سعر الحشيش العادي |
| Neydi O? | Open Subtitles | ماذا كان ذالك ؟ |
| O uzun zaman önceydi. | Open Subtitles | كان ذالك من زمن بعيد |
| O, uzak var ama bundan sonra sadece oldu... | Open Subtitles | هو هرب ، .... لكن كان ذالك فقط بعد |
| O zaman O neydi? | Open Subtitles | إذاً ما كان ذالك ؟ |
| O çok farklıydı. | Open Subtitles | كان ذالك مختلفا حسنا.. |
| Donna? Neydi O öyle? | Open Subtitles | دونا ماذا كان ذالك |
| Yeni gibi oldu. Neydi O şey? | Open Subtitles | ماذا كان ذالك الشيء |
| O neydi? | Open Subtitles | ماذا كان ذالك ؟ |
| Peki nasıl oldu? | Open Subtitles | إذاً كيف كان ذالك ؟ |