| Renburg'e gidiyordu. Sanat sahtekarligi müzesi de oradaydi. | Open Subtitles | كان ذاهب لريونبرج متحف الفنون المزيفة فى ريونبرج |
| Yapamayacağını söylemek için bağlantısıyla buluşmaya gidiyordu. | Open Subtitles | كان ذاهب لمقابلة وسيطه ليخبره بأنه لا يستطيع القيام بالأمر. |
| EYALET POLİSİ ÖZEL TİM MERKEZ BİNASI Baban bu sabah nereye gidiyordu, biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعرف والدك الى اين كان ذاهب هذا الصباح ؟ |
| Eski karısına gidecekti, onu uyarmalıyım. | Open Subtitles | كان ذاهب لرؤية الزوجة السابقة عليّ أن أصل إليها |
| Sonbaharda tıp fakültesine gidecekti. | Open Subtitles | أعني، كان ذاهب إلى الكليّة الطبيّة في الخريف |
| Ne söylediğinden eminim. Bir kızla buluşmak için Ekvator Kitapevi'ne gidecekti. | Open Subtitles | أنا واثقة مما قال، أنه كان ذاهب إلى "ايكواتر بوكس" ليلتقي بفتاة |
| Seth'in öldürüldüğü gece bir flaş belleği götürmeye gidiyordu. | Open Subtitles | ليلة مقتله كان ذاهب لتوصيل وحدة تخزين فلاش |
| Para bir FBI ajanına destek olarak gidiyordu, bu kişi görev başında yaralanan biriydi. | Open Subtitles | كان ذاهب لمساعده عميل للاف بي اي الذي مان قد اصيب بجروح خطيره اثناء ادائة الواجب |
| - Evet. Bu otobüs nereye gidiyordu? | Open Subtitles | -نعم, إلى أين كان ذاهب هذا الباص؟ |
| D.J. bir kıyafet balosuna gidiyordu. | Open Subtitles | دي جي " كان ذاهب لحفلة تنكرية " |
| Nereye gidiyordu? | Open Subtitles | أين كان ذاهب ؟ |
| Belki de adam bir yere gidecekti. | Open Subtitles | شخص ما كان ذاهب لمكان ما |
| Kız arkadaşını görmeye gidecekti. | Open Subtitles | كان ذاهب لرؤية حبيبته. |