| Arabadaydık,eğlenceden ve yılbaşından ne kadar nefret ettiğinden bahsediyordu. | Open Subtitles | نحن كنّا في السيارة وهو كان يتحدّث عنه كم كره عيد الميلاد |
| Son mücadeledeki seçilmiş asker olduğundan falan bahsediyordu. | Open Subtitles | كان يتحدّث عن اصطفائه ليكون جنديًّا في المعركة الأخيرة |
| Şeyden bahsediyordu. 11 yaşımdayken... | Open Subtitles | الشيء الذي كان يتحدّث عنه، .حينماكنتُبالحاديةعشر. |
| O İngilizce konuşuyordu, diğer adam da Arapça. Ne oldu? | Open Subtitles | هو كان يتحدّث الإنجليزيّة وهم يتحدّثون العربيّة, تعلم. |
| Yasadışı bir şeylere bulaşmış gibi konuşuyordu. | Open Subtitles | الطريقة التي كان يتحدّث بها كانت تبدو وكأنّه تورّط في شيء غير قانوني |
| Kiminle konuştuğunu ve ne konuştuğunu bilmemiz gerekiyor. | Open Subtitles | يجب أن نعرف إلى من كان يتحدّث وعمّا كان يتحدّث |
| ...ama Meksika'da araç bombalandığında Miami'de şartlı tahliye memuru ile konuşuyormuş. | Open Subtitles | المفخّخة في "المكسيك"، كان يتحدّث "إلى ضابط إطلاق سراحه في "ميامي |
| Neden bahsettiği konusunda bir fikriniz var mı Bay Locke? | Open Subtitles | -ألديكَ فكرةٌ عمّا كان يتحدّث يا سيّد (لوك)؟ |
| Evden taşınıp teknesinde yaşamaktan bahsediyordu. | Open Subtitles | كان يتحدّث عن الإنتقال والسكن على قاربه. |
| John götürülmeden önce ondan bahsediyordu. | Open Subtitles | جون كان يتحدّث عنها قبل أن يأخذوه |
| Adamlarla anlaşma yapmaktan bahsediyordu. | Open Subtitles | كان يتحدّث عن التفاوض مع هؤلاء الفتيَة. |
| Hayır, Isaac tutkudan, müzikten ve Tevrat'tan bahsediyordu... ben de... | Open Subtitles | (لا (إيزاك كان يتحدّث عن العاطفة والموسيقى والتوراة |
| Sanırım Larry yeni bir tüfekten falan bahsediyordu. Kendini savunmak için almış. | Open Subtitles | لكن أعتقد أنّ (لاري) كان يتحدّث عن بندقيّة جديدة، قال أنّه اشتراها للدفاع عن نفسه. |
| Neden bahsediyordu? | Open Subtitles | ما الذي كان يتحدّث عنه ؟ |
| Eric bu hafta sonu Şikago'ya gitmekten bahsediyordu... | Open Subtitles | (إيريك) كان يتحدّث عن الذهاب في عطلة إلى (شيكاغو)، نهاية هذا الأسبوع |
| Telsizdeki adam Arapça konuşuyordu. | Open Subtitles | ذلك الرجل على اللاسلكي، كان يتحدّث العربيّة. |
| İri yapılı, kel bir adamla konuşuyordu. Justin'i tehlike içinde olduğu için uyarmak zorundaydım. | Open Subtitles | كان يتحدّث لهذا الرجل الكبير الأصلع، وكان عليّ تحذيره، وإخباره أنّه في خطر. |
| Martin geçen gün konuşuyordu. | Open Subtitles | مارتن كان يتحدّث عن أحدها في ذلك اليوم. |
| Szilard kendine güvenerek konuşuyordu. Çünkü Einstein'ın bilmediği bir şeyi biliyordu. | Open Subtitles | كان يتحدّث "زيلارد" بثقة لأنه علم شيئاً لم يعرفه "آينشتاين". |
| Ama az önce konuşuyordu. Gülüyordu. | Open Subtitles | لكنّه كان يتحدّث للتوّ، كان يبتسم |
| Kızı hakkında nasıl konuştuğunu gördün mü? | Open Subtitles | هل رأيت الطريقة التي كان يتحدّث بها عن ابنته؟ |
| Alec benim hakkımda konuşuyormuş. Eduardo her ne duyduysa... | Open Subtitles | آليك) كان يتحدّث عنِّي) (أياً مان ما سمعه (إدواردو |
| Neden bahsettiği konusunda bir fikriniz var mı? | Open Subtitles | -ألديكِ أيّ فكرة عمّ كان يتحدّث عنه؟ |