Senin köstebek nişanlın kanıt topluyordu. Lanet olası FBI'yla görüşüyordu. | Open Subtitles | خاطبكِ الواشي كان يجمع الأدلّة، كان متواطئًا مع المباحث الفدراليّة. |
Yaşamak için cam şişe topluyordu. | TED | لقد كان يجمع قناني زجاجية من أجل لقمة العيش |
Bu adamı ilk gördüğümde Florida'da portakal topluyordu. | Open Subtitles | عندما قابلت هذا الرجل كان يجمع البرتقال في فلوريدا |
Hayır işlerimiz için para topladı. | Open Subtitles | إنهُ كان يجمع الأموال من أجل الدفع الخيري. |
Bentleys ve Mercedes modellerini koleksiyonunda topladı. | Open Subtitles | كان يجمع السيارات الكلاسيكية من (بنتلي) و(مرسيدس) |
Mississippi"de pamuk toplardı. Bunu yüz kere söyledin. | Open Subtitles | كان يجمع القطن فى الميسيسبى، أخبرتنى بهذا مئات المرات. |
Ve bir grup bilim insanı 30 yıldır bu kanıtları topluyor. | Open Subtitles | و هنالك فريق من العلماء كان يجمع هذه الأدلّة خلال 30 سنة ماضية |
Kazanınca, parasını alıyordu. Kaybedince, bahis oynatanlara siktiri çekiyordu. | Open Subtitles | عندما كان يكسب كان يجمع النقود و عندما يخسر لا يدفع , ماذا كانوا سيفعلون؟ |
Haftalardır bölgenin her yanından yıldız geçitleri topluyormuş. | Open Subtitles | كان يجمع بوابات النجوم من كل القطاعات في الأسابيع الأخيرة |
Babam, milyarder Simon Elder hakkında bilgi topluyordu. | Open Subtitles | والدي كان يجمع معلومات عن البليونير سايمون ايلدر |
Siyah çocuklar için yapılacak bir okula yardım topluyordu aynı zamanda da hayat hikayesini yazmakla meşguldü. | Open Subtitles | كان يجمع المال من اجل بناء مدرسة للسود ومن أجل كتابة سيرته حياته |
Mafyanın borçlarını topluyordu. | Open Subtitles | كان يجمع القروض ذات الفائدة العالية |
İşi ben buldum. Daha önce çimentodaki ayak izlerini topluyordu. | Open Subtitles | قبل ذلك كان يجمع الآثار ويعمل ليلا |
Ama bu bilgileri birisi için topluyordu. | Open Subtitles | ولكنه كان يجمع المعلومات لأجل شخص ما |
Bahçıvan Stan için üzüldüğümü belirtmeliyim haftalarca Galavan'den kalanları topladı. | Open Subtitles | شعرت بالأسى على (ستان) البستاني لأنه كان يجمع السيد (غالفان) لأسابيع |
Büyükbabam düğme toplardı. "Herkes para pul koleksiyonu yapar. | Open Subtitles | على الأقل لديه هواية مثلا جدي كان يجمع الأزرار |
Bir gün birde baktım odun topluyor... | Open Subtitles | لقد كان يجمع الحطب يوم ما. قلت له : |
Bunlardan biri bu bölgedeki elektrik enerjisini çekiyordu. | Open Subtitles | واحد منهم كان يجمع الطاقة الكهربائية من هذه المنطقة |
Görünüşe bakılırsa, Lambert suçunu inkar edebilmek için kanıt topluyormuş. | Open Subtitles | يبدو أن لامبارت كان يجمع الأدله ليتوجه للشرطه |