Kanunsuz kahramanı bulmak için dışarıdan başka bir örgüte yardım ediyormuş. | Open Subtitles | بالواقع كان يساعد مؤسسة أخرى للإطاحة بالحارس الليلي |
Çiftçiymiş. Kuzeylilere yerleşkelerini kurmalarında yardım ediyormuş. | Open Subtitles | إنه مزارع، كان يساعد الشماليين في إقامة مستوطنتهم. |
O Meksika hattı yoksul insanların oyuna tekrardan dahil olmasına yardım ediyordu. | Open Subtitles | هذا الخط كان يساعد المحتاجين من هؤلاء الناس لكى يعودوا الى الحياه |
Yüzeyden gelen insanlara yardım ediyordu. | Open Subtitles | كان يساعد في سحب الناس من علي سطح القاعدة |
O şey, mm, bu kıza yardım eden, eski erkek aradaşıyla... | Open Subtitles | كان يساعد فتاة مع صديقها السابق |
Dünya'yı bir araya getirmeye yardım ediyor, ve bence bu balık kesinlikle geleceğin balığıdır. | TED | اذا كان يساعد على توحيد العالم، وأعتقد أنه بالتأكيد الأسماك في المستقبل. |
Şimdi 8 olsaydı, annesine mutfakta yardım ederdi. | Open Subtitles | ..عندما كان عمره ثمانية أعوام كان يساعد أمه بالمطبخ |
- Son dönemde yardım ettiği biri var mıydı? | Open Subtitles | -كان جيد جداً به -هل كان يساعد أيّ شخص في الآونة الأخيرة؟ |
Görünüşe göre kurbanımıza barda zengin evli kadınları tavlamasına yardım ediyormuş. | Open Subtitles | تبين انه كان يساعد الضحية فعلا التقاط النساء المتزوجات الغنيات من الحانات |
İki gece önce Butch Callahan, Jared Talt'ın cinayetini tezgâhlamaya yardım ediyormuş ve o sırada biri gelmiş ve ikisini de gerçekten vurmuş. | Open Subtitles | ، اذن قبل ليلتين بوتش كالهان كان يساعد في تزييف موت جاريد تالت عندما جاء احدهم |
Biri Clark'a yardım ediyormuş. | Open Subtitles | هودتش .. شخص ما ربما كان يساعد كلارك |
Bak İskoçya'daki davaya kim yardım ediyormuş? | Open Subtitles | انظرِ من كان يساعد سكوتلاند يارد. |
Evet, başından beri Gael Salazarlara yardım ediyormuş. | Open Subtitles | (نعم, (جايل) كان يساعد آل (سالازار طوال هذا الوقت |
Bir kaç gece önce daha evvel çalışmadığı yeni çakallarla birlikte bir grup göçmene yardım ediyordu. | Open Subtitles | كان يساعد في تهريب عدد من المهاجرين منذ يومين مضت مع عدد من الغجر الذين لم يتعامل معهم من قبل |
Marty Hagen, amcasının işini kılıf olarak kullanarak Afganistan'dan çalınan şeyleri kaçırmaya yardım ediyordu. | Open Subtitles | مارتى هاجين كان يساعد فى تهريب أغراض مسروقه مثلها من أفغانستان مستغلا عمل عمه كغطاء |
- Görevlendirilmiş askerlerin ailelerinin katılımından emin olmak için yardım ediyordu. | Open Subtitles | .. و هو كان يساعد في الحرص على أن أسر الجنود المنتشرين سَيتمكنان من الحضور. |
Umar'a yardım eden kişi Yezit'in sesini yeniden yaratmak için bu bilgisayarı kullanıyordu. | Open Subtitles | حسنا، نعلم أن من كان يساعد (عمر) كان يستعمل هذا الحاسوب لتقليد صوت (يزيد). |
O da Yezit'in badana işine yardım eden biriymiş. | Open Subtitles | يبدو كأنه شخص كان يساعد (يزيد) في طلاء المكان. |
Dr. Wallace'a yardım eden biri olduğunu biliyor. | Open Subtitles | كان يساعد الد (والاس) أثناء العملية. |
Dışardaki salağa yardım ediyor olabilirdi. | Open Subtitles | ربّما كان يساعد ذلك الحقير الذي بالخارج. |
Her yıl hasat zamanı kendi ekinlerimizi biçtikten sonra diğerlerine yardım ederdi. | Open Subtitles | ،كلعاموقتالحصــاد... كان يساعد الآخرين، بعد ... أن ينتهي من جمع محصولنا. |
Tüm görgü tanıkları saldırının olduğu gün Steve Avery'nin anne babası ve diğer akrabalarına araba hurdalığında beton dökmeye yardım ettiği yönünde ifade vermişlerdi. | Open Subtitles | جميع شهود حجة الغياب شهدوا بـ ذلك في يوم الاعتداء ستيفين إيفري كان يساعد عائلته وبعض افراد العائلة الآخرين في ساحة الخردة |