| Birkaç dakika önce aceleyle karaladım. | Open Subtitles | كتبتها في عجل، قبل عدّة دقائق |
| - Biliyor musun, yatakta yatarken... eski bir tahta almıştım, geçen gece barda her tarafını karaladım. | Open Subtitles | -و اتعرفين، لقد استخدمت ... لوحة بيضاء قديمة كانت ملقية في المهملات ووضعت فيها كل الرموز التي كتبتها في الخمّارة في تلك الليلة |
| Bu yüzden de dergide yazdığım makalenin konusunu sebep olarak gösterdim. | Open Subtitles | و لهذا أردتُ مناقشة قضية تلك المقالة التي كتبتها في المجلة |
| Şu an yazdığım bir şarkıyı okumak istiyorum. | Open Subtitles | والآن أريد أن ألقي أغنية كتبتها في هذه اللحظة. |
| Aslında posta kutuma geldi, bir mektup şeklinde. yazdığım kısa bir hikâye için büyük bir edebiyat ödülü kazanmıştım. | TED | في الواقع، جاء إلى صندوق بريدي على هيئة رسالة ذكر فيها أنني قد حصلت على جائزة أدبية عملاقة لقصة قصيرة كنت قد كتبتها في الماضي. |
| Bu dinlediğiniz "Boom, Boom," ta 50'lerde yazdığım bir şarkıydı. | Open Subtitles | كانت تلك اغنية " بوم بوم " التي كتبتها في الخمسينات |
| Fransızca yazdığım kısa hikayeyi okumak ister misin? | Open Subtitles | أتريد أن تقرأ قصة قصيرة كتبتها في "فرنسا"؟ |
| Bu da geçen gün yazdığım saçmalık. | Open Subtitles | هذهِ بعض الكلمات التي ...كتبتها في احدَ الأيام |
| Bu da geçen gün yazdığım saçmalık. | Open Subtitles | هذهِ بعض الكلمات التي ...كتبتها في احدَ الأيام |