| Genç ve sağlıklı olsalar da ölüyorlar, Christopher! Onlara ihtiyacımız var. | Open Subtitles | يموتون يا كرستوفر بالرغم من أنهم شباب و اصحاء ونحن نحتاجهم |
| Christopher bana beyaz mendil sallasaydı tüm dünya üzerinde onu takip ederdim. | Open Subtitles | , إذا كرستوفر يرمي منديله إلي أنا سأتبعه حول العالم في تنقلي |
| Ruggles, Christopher'ın para için eşini satmaya istekli olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | راغلز يقول كرستوفر يرغب لبيع زوجته لأجل المال أو الخدمات |
| Oh, Christopher Columbus hani, diyordu ya, sürekli batıya gidersen... | Open Subtitles | ما اسمه؟ أوه، كرستوفر كولومبوس الذي كتب الإدِّعاء بإِنه يمكن أَن، بتسيير الفصل الغربي |
| Şimdi dinle bak, oraya gidip Bay Christopher'ı bulacaksın. | Open Subtitles | استمع الآن، ستذهب هناك وتبحث عن السيد كرستوفر. |
| Tüm bunlara son vermelisin Christopher. | Open Subtitles | يَجِبُ أَنْ تُوقفَ عن كُلّ هذا، كرستوفر. |
| OREGONIAN - ÇARŞAMBA, 4 EYLÜL 1985 Avukat Christopher Chambers Bıçaklanarak Öldü | Open Subtitles | طعن المحامي كرستوفر شامبرز حتى الموت في أحد المطاعم |
| Burada olmak istemiyorum Christopher. Büyükbabamlara da gitmek istemiyorum. | Open Subtitles | انا لآ أريد ان اكون هنا يا كرستوفر ولا أريد الذهاب إلى بيت الأجداد |
| Bunlar Christopher, Cathy ve ikizler Cory ve Carrie. | Open Subtitles | هولاء هم كرستوفر وكاثي والتوائم كوري وكاري |
| Sevgili Dr. Christopher, ben ve Cory salyangozlar hakkında bilgi istediğimizde size haber veririz. | Open Subtitles | عزيزي دكتور كرستوفر عندما نريد انا و كوري معلومات عن القواقع سنرسك لك برقية أو ما شابه |
| Christopher'ın okul masraflarını karşılamak için bir iş buldum. | Open Subtitles | وجدت عمل و ساعدت كرستوفر لكى يدفع مصاريف كلية الطب |
| Arkadaşınız Christopher Brandon." | Open Subtitles | أن تكونوا قد عرفتم ما بالداخل صديقكم المخلص، كرستوفر براندون |
| Neden Christopher'dan bahsediyorsunuz? Bu gerçekten gerekli miydi? | Open Subtitles | لماذا يدافع عن كرستوفر هل ذلك ضروري جدا؟ |
| Aradan kaç yıl geçerse geçsin, onu yıllarca görmesem de benim için Christopher'ın yeri bambaşka. | Open Subtitles | حينما أعْمَلُ، انه دائماً كرستوفر ماذا اعمل بهذا؟ |
| Christopher'ın California'daki başarılarına çok sevindik. Evet. Biraz zaman aldı. | Open Subtitles | نحن مسرورون بشأن كرستوفر نجاح باهر خارج كاليفورنيا |
| Evlenemeyiz Christopher. Daha nasıl yetişkinler olduğumuzu bile bilmiyoruz. -Önce evlenelim. | Open Subtitles | نحن لا نَستطيعُ الزَواج، كرستوفر نحن لا نَعْرفُ حتى بعضنا البعض كبالغون |
| Babam ve baban, Christopher ve onun California'daki büyük başarısı hakkında konuşurken gülümseyip başını salladın. | Open Subtitles | بينما أَبّي وأَبّكَ إسترسلَ في الحديث حول كرستوفر ونجاح العملِ الكبير جداً في كاليفورنيا أنا لَمْ أرد أن أُزعجُ أي شخص |
| Christopher Robin gittiğini söylediğinde... hiç bir fikrim yoktu. | Open Subtitles | عندما كرستوفر روبن قال بأنك ستهبط بمقدار لم يكن لدي فكرة |
| Bu yüzden, büyük bir gururla bu Kongre Onur Madalyası'nı Kyle Christopher Steele'ye veriyorum. | Open Subtitles | لذا أفخر بتقديم هذا الوسام إلى الكونجرس من الشرف كايل كرستوفر ستيل |
| Her zamanki gibi sizi görmek büyük zevk, Christopher. | Open Subtitles | جيّد , يَبتهجُ لرُؤيتك كدائماً، كرستوفر. |
| Yeni dünyaları keşfeden Kristof Kolomb ile kıyaslanır oldu. | Open Subtitles | "وتمت مقارنته بـ "كرستوفر كولومبوس كمكتشف لعوالم جديدة |