Gururlandığım bir şey değil, ama her kelimesini duydum. | Open Subtitles | إنّه ليس شيئاً أفتخر به، لكنني سمعتُ كلّ كلمة. |
O müzikalin her kelimesini ezbere biliyordum. | Open Subtitles | وكنتُ أحفظ كلّ كلمة بهذه المسرحيّة |
Dinlemek üzere olduğunuz her kelime Naziler'in notlarından alınma olup ekonomik komitelerin, Rusya ile... ..savaş başlamadan önce yaptığı toplantılarda konuşulmuştur. | Open Subtitles | كلّ كلمة نـُطقت هنا مأخوذة من المذكّرات النازية للجان الإقتصادية التى إجتمعت فقط قبل دقائق من بدء الحرب ضدّ الإتحاد السوفيتي |
İşin tuhaf yanı, o çocuğun ağzından çıkan her söz, doğru. | Open Subtitles | أتعلمين ، الشيء المرح هو، أنّ كلّ كلمة خرجت من فم الأطفال ، صادقة. |
Sana söylediğim her sözü dinleyeceksin, sana dediğim her şeyi yapacaksın, yoksa seni kendim vururum. | Open Subtitles | أنت ستستمع إلى كلّ كلمة أخبرك بها ..وتفعل كلّشيء أخبرك،. أو سأضربك بنفسي. |
Bir saat önce bana bir mesaj attı, ...fakat her kelimeyi yanlış hecelemiş. | Open Subtitles | لقد راسلتني قبل حوالي ساعة أخطأت بتهجئة كلّ كلمة لعينة |
Eğer açığa çıkarsa her sözcüğünü reddederim. | Open Subtitles | لو خرج إلى النور قط، سأنكر كلّ كلمة منه! |
Pekala. Söylediğin her kelimenin karşılığını alacaksın. | Open Subtitles | حسناً، الآن ستنالين حساب كلّ كلمة نطقتي بها |
Bunu bir şaka olarak söylemiştim, ...lafımı geri almayı düşündüm, fakat her kelimesini isteyerek söylemiştim. | Open Subtitles | "قلتُ أنّها مجرّد مزحة، فقط لكي أسحب كلامي ولكنّي قصدتُ كلّ كلمة" |
Bu, gerçekten de senin en sevdiğin kitapsa her kelimesini iki kere okuyacağım. | Open Subtitles | إنْ كان بالفعل كتابك المفضّل فسأقرأ كلّ كلمة فيه... مرّتَين |
Ya, biliyorum. her kelimesini duydum. | Open Subtitles | لقد سمعتُ كلّ كلمة! |
- her kelimesini. | Open Subtitles | كلّ كلمة - |
Makaledeki her kelime doğru. | Open Subtitles | .كلّ كلمة بهذهِ المقالات صحيحة |
Ağzından çıkan her kelime yalan. | Open Subtitles | كلّ كلمة خارج فمّه. |
Ağzından çıkan her kelime. | Open Subtitles | كلّ كلمة خارج فمّه. |
Senin ağzından çıkar her söz ise, yalan. | Open Subtitles | و كلّ كلمة خرجت من فمكِ، كاذبة. |
Her bakışı, her sözü düşünülmüş. Ortak yaşamın mükemmel bir örneğini sergiliyorlar. | Open Subtitles | كلّ نظرة و كلّ كلمة يصدرانها على وتيرة متوافقة. |
Söylediği her sözü dinliyorlar. | Open Subtitles | مذهل ، إنّهم يتبعونه في كلّ كلمة |
Bir müddet sonra Jenny, her kelimeyi anlıyor gözükerek kendini topladı ve ödülü kendisine verildi. | Open Subtitles | بعد هنيهة, "جيني", والتي تبدو قد فهمت كلّ كلمة قالها, إستجمعت قواها, ونالت الجائزة. |
Söylediğin her kelimeyi duymayı istiyor. | Open Subtitles | تريد سماع كلّ كلمة ستقولينها |
Eğer açığa çıkarsa her sözcüğünü reddederim. | Open Subtitles | لو خرج إلى النور قط، سأنكر كلّ كلمة منه! |
Böyle her kelimenin üstüne basa basa inkâr etmeniz küçümseyerek kandırmaya çalıştığınızın bir göstergesi, doktor. | Open Subtitles | هذا النوع من الإنكار التأكيدي، مع الضغط على مخارج كلّ كلمة. دلالة على الخداع المُتنازل، أيّها الطبيب. |