| Tabi, evet. Her kadının duymak isteyeceği beş kelime bu zaten. | Open Subtitles | حسناً, هذه هى الكلمات الصغيرة التى تريد كل امرأة أن تسمعها: |
| Miranda odadaki Her kadının yanındaki erkeğe baktığını fark etti. | Open Subtitles | أدركت ميراندا أن كل امرأة كان يحدق في تاريخ لها. |
| Bu yerdeki Her kadının senin büyümdende bir payı vardır. | Open Subtitles | كل امرأة في هذا المكان تبادلنا الأدوار في الاعتناء بك |
| Savaş sırasında bütün kadınlar erkeklerini böyle kapıda durdursa ne olurdu? | Open Subtitles | ماذا سيحدث لو حالت كل امرأة دون أن يخوض رجلها غمار الحرب؟ |
| Sen, gözümde öyle parlıyorsun ki diğer tüm kadınlar gölgede kalıyor. | Open Subtitles | كنت تألقك الزاهى في عيني يضع كل امرأة أخرى في الظل |
| - Yüzbaşı, kullanmasını bilen Her kadına silah dağıtın. | Open Subtitles | نقيب، إعطاء بندقية إلى كل امرأة تعرف كيفية استخدامها |
| Yoksa her kadın senin için... sırlarını keşfetmek istediğin yeni bir kıta mı? | Open Subtitles | أم أن كل امرأة تُعد بالنسبة لك أرضا جديدة تود أن تكشف أسرارها؟ |
| Her kadının geldiği dönüm noktasındasın. | Open Subtitles | انت وصلت لمفترق الطرق التى تصل اليها كل امرأة فى نهاية المطاف |
| Öyle birisi ki Her kadının kalbinin en derin en gizli yerinde sakladığı türden bir adam. | Open Subtitles | هذا النوع من الرجال كل امرأة تحلم به في أعماقها والرافد الأكثر سرية من قلبها |
| Hey, parlak zırh giymiş bir şövalye tarafından kurtarılmak Her kadının rüyasıdır. | Open Subtitles | إنه حلم كل امرأة ..أن يتم إنقاذها من قبل فارس في درع لامع |
| Güzel olan Her kadının bir sevgilisi vardır. | Open Subtitles | بروية ايها الفتى العاشق كل امرأة جميلة يجب ان يكون في حياتها رجل ما |
| Çünkü Her kadının, on üç yaşından itibaren... karşılaştığı her erkek onu becermek istemiştir. | Open Subtitles | لأن كل امرأة هنا منذ عمرها 13 سنة كل رجل قابلته حاول يضاجعها |
| Çünkü Her kadının işyerinde katlanamadığı bir kadın vardır. | Open Subtitles | لأن كل امرأة في عملها امرأة أخرى لا تطيقها |
| Miranda kendini Her kadının hayali olan bir durumda buldu gerçekten harika bir ilk buluşma yaşıyordu. | Open Subtitles | كان ميراندا في الوضع كل امرأة أحلام: أنها كانت على موعد أول كبير حقا. |
| Ve ve ve malum ben de kadınım ve bütün kadınlar gibi ihtiyaçlarım var. | Open Subtitles | ومن الواضح أنني امرأة ولدي احتياجات مثل كل امرأة اخرى |
| Konuşmaya çalıştığım bütün kadınlar neden en sonunda konservelere çarpıyor ki? | Open Subtitles | لم كل امرأة أحاول أن أحدثها تصطدم بالعلب المعدنية؟ |
| Herhalde bu odadaki bütün kadınlar aynını düşünüyordur. | Open Subtitles | . . أظن أنني أتحدث بالنيابة عن كل امرأة في تلك الغرفة |
| Öldürülen tüm kadınlar bu hastanede hastaymış. | Open Subtitles | وكانت كل امرأة أن قتل المريض هنا في هذا المستشفى. |
| Bunu Her kadına yaptığını bilmediğimi mi sanıyorsun? | Open Subtitles | هل تعتقد بأنني لا أعرف أنك تفعل ذلك مع كل امرأة ؟ |
| her kadın bunları yaşamıştır ama kimse var olduğunu bilmiyor. | Open Subtitles | كل امرأة شعرت بها و لكن لم يعرفن انها موجوده |
| Çocukken annenin takdirini almaya koşullanmışsın hâlâ da onun takdirini arıyorsun ve dünyadaki her kadını annenin yerine koymuşsun. | Open Subtitles | حالتك كطفل يحاول الحصول على موافقه من أمه وما زلت تبحث عن موافقه أمنا وأنت تجعل كل امرأة في العالم بديلا لأمي |
| Tanıştığın her kadınla flört ediyorsun, bu herkesle sevişebilirsin demek. | Open Subtitles | أنك تغازل كل امرأة تقابلها و قد تكون تمارس الرذيلة معها |
| Yarına kadar Gates'deki her bir kadın seninle dışarıda olduğumu öğrenecektir. | Open Subtitles | في هذه المرة كل امرأة في "البوابات" تعرف إنني بالخارج معك. |
| Bütün kadınların dikkati onun üzerindeydi. | Open Subtitles | كل امرأة كانت معجبة به تغازله و ترمش له بعيونها |