Yaptığımız her şeyi bozmak için plan yapmadığını sanıyorsan, kendini kandırırsın. | Open Subtitles | إن كنت تعتقد أنه لا يخطط لاستعادة كل شيء فعلناه هنا، فأنت تخدع نفسك |
Yani orada Yaptığımız her şeyi izliyordunuz. | Open Subtitles | إذًا، أنّك كنت تشاهد كل شيء فعلناه هناك. |
Ama diğer hücre ele geçirilirse tüm çalışmamız tehlikeye girecek. | Open Subtitles | ولكن أذا ما ألقي القبض على الخلية كل شيء فعلناه سوف يكون على المحك |
Ama diğer hücre ele geçirilirse tüm çalışmamız tehlikeye girecek. | Open Subtitles | ولكن أذا ما ألقي القبض على الخلية كل شيء فعلناه سوف يكون على المحك |
Senin için yaptığımız onca şeyden sonra mı? | Open Subtitles | على الرغم من كل شيء فعلناه لأجلك |
Onu kurtarmak için yaptığımız onca şeyden sonra anlamıyorum. | Open Subtitles | ، بعد كل شيء فعلناه لإنقاذها أنا لا ... لا أتفهم الأمر |
Ve de büyük ihtimalle en önemlisi, basitçe ilk tatilden sonraki yedi sene içerisinde yaptığımız her şey o ilk seneki tatilde bulduğumuz fikirlerin sonucuydu. | TED | وربما الأهم من ذلك ، كل شيء فعلناه في الأساس ، في سبع سنوات في أعقاب أول إجازة نتج عن تلك السنة الواحدة. |
O zamandan beri Yaptığımız her şeyi şekillendirdi. | TED | وقد شكلّت كل شيء فعلناه منذ ذلك الحين. |
Bu, Yaptığımız her şeyi çalışır hale getirecek. | Open Subtitles | هذا يجعل كل شيء فعلناه يستحق التعب |
- Yaptığımız her şeyi hatırlamamız lazım. | Open Subtitles | يجب علينا تذكر كل شيء فعلناه |
Onun için yaptığımız onca şeyden sonra? | Open Subtitles | بعد كل شيء فعلناه من أجله ؟ |
yaptığımız onca şeyden sonra... | Open Subtitles | كل شيء فعلناه. |
Rachel, her şey önemli. yaptığımız her şey önemli. | Open Subtitles | رايتشل، كل شيء له أهمية كل شيء فعلناه له أهمية |
Eğer başkanlığı bıraksaydın yaptığımız her şey yaptığım her şey çöp olurdu. | Open Subtitles | كل شيء فعلناه أنا قمت بفعله كله إذا تخليت عن الرئاسه سيذهب كل ذلك هدراً |