her öğleden sonra saat tam 5'te egzersiz yapardı. | Open Subtitles | و يتمرن بعد كل ظهيرة بتمام الخامسة مساءاً, |
Emlak ilanlarının yerinde olup olmadığına baktığımı söylediğim her öğleden sonra buraya geliyorum. | Open Subtitles | - أنا آتي هنا كل ظهيرة عندما أخبركِ أنه .. -أنني سأذهب لأري إن ما كانت إعلاناتنا لازالت معلقة |
Burada her sabah 3 metre küplük bir çukur kazmamız ve her öğleden sonra yapraklardan ve tezeklerden 25 ile 30 kilo arası üretmemiz gerekiyordu. | Open Subtitles | في هذا الموقع علينا أن نحفر ...ثلاثة أمتار مكعّبة كل صباح ونستخرج 25 إلى 30 كيلوغرام... من السماد كل ظهيرة |
"Her öğlen saat 3:00 civarında zehirli bir sis perdesi "zihnimde beliriyor ve felç olmuş gibi hissediyordum." | Open Subtitles | كل ظهيرة في الثالثة مثل مجرى نهر سام ينجرف في عقلي -ولا يهدأ |
"Her öğlen saat 3:00 civarında zehirli bir sis perdesi "zihnimde beliriyor ve felç olmuş gibi hissediyordum." | Open Subtitles | بعد كل ظهيرة, حوالي الساعة الثالثة, ينتابني ذلك* * الضباب السام الذي يدور في عقلي وانا اكون كالمشلولة |
# her öğleden sonra, TV'nizi açtığınızda... # | Open Subtitles | * في كل ظهيرة تشغلون التلفاز * |
her öğleden sonra yas danışmanlığı alıyor. | Open Subtitles | تصاب بالحزن بعد كل ظهيرة |
her öğleden sonra buraya yürürüm. | Open Subtitles | اننى اتمشى هنا كل ظهيرة |
"Her öğlen saat 3:00 civarında zehirli bir sis perdesi "zihnimde beliriyor ve felç olmuş gibi hissediyordum." | Open Subtitles | بعد كل ظهيرة, حوالي الساعة الثالثة, ينتابني ذلك* * الضباب السام الذي يدور في عقلي وانا اكون كالمشلولة |
Lake Forest'ta annesi ve babası çalışan bir çocuk olarak Her öğlen kendime fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yapar ve "Emergency" programının tekrarlarını izlerdim. | Open Subtitles | " إذاً كطفل عنيد في غابة " ليك كل ظهيرة أرتب سندويتش زبدة فستق ومربى وأشاهد مسلسل " الطوارئ " على شاشتي بالإعادة |