Tek söylediğim şey insanlarınızın bu ülkeye gelip işlerimizi almasıydı. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن قومك يأتون إلى بلدنا ويأخذون وظائفنا |
Tek söylediğim ne kadar dahi olurlarsa olsun, üç beynin bunu yapmasına imkân yok. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن هناك ثلاثة عقول ذات عبقرية مذهلة ولا يمكنهم القيام بهذا. |
Tek söylemek istediğim, şu hatıra olayı iki şeritli bir yoldur. Öyle mi? | Open Subtitles | كل ما أقوله أن الذاكره عباره عن طريق اتجاهين |
Tek söylemek istediğim, bu işi bizim şu küçük durumumuzda sadece iki... ..sonuç olacağını bilecek kadar uzun süredir yapıyorum. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن هذا ما كنت افعله لفترة طويلة بما فيه الكفاية لمعرفتي بأن هناك نتيجتين فقط لهذا الموقف الذي نحنُ فيه |
Annenizin TV.de iyi duracak bir yüzü olduğunu söylemek istedim. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن أمكم لديها وجه جميل سيبدوا رائعاً فى التليفزيون |
Annenizin TV.de iyi duracak bir yüzü olduğunu söylemek istedim. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن أمكم لديها وجه جميل سيبدوا رائعاً فى التليفزيون |
tüm söylediğim uygarlık ona en çok ihtiyaç duyduğumuz anlarda parçalanıyor. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن الحضارة تنهار حينما نكون في أمس الحاجة إليها |
Tek söylediğim bazen insanları, hiç ummadığın ve anlamadığın şeyler yapar. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن الناس أحيانا يقومون بأشياء أنت لا تتوقّعها و لا تفهمها |
Tek söylediğim burada Konsoloslukta biri kasayı soydu, Bay Alafa'yı öldürdü, ve onu Bay Habib'in üzerine yıkmağa çalıştı. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن ذلك الشخص الذي كان داخل المفوضية سرق الخزينة وقتل السيد " آلافا " وحاول " إلصاقها على السيد " حبيب |
Tek söylediğim Cahuenga'nın jeolojik olarak dengesiz olduğuydu. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن "شوينجا" عير مستقرة جيولوجياً |
Tek söylediğim ailelerin kaçınılmaz olduğu. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن العائلات شئ ضروري |
Benim tüm söylediğim, ben herkese yeterim. | Open Subtitles | كل ما أقوله أن هناك الكثير مني لينتشر |
Bak, tüm söylediğim, şovu yöneten Sophie. | Open Subtitles | انظري , كل ما أقوله أن (صوفي) هي التي تدير العرض هنا |