"كل ما سمعته" - Translation from Arabic to Turkish

    • Tek duyduğum
        
    • Tüm duyduğum
        
    Benim Tek duyduğum, "bla, bla, bla bilim, bla, büyük kelimesi." Open Subtitles كل ما سمعته هو، ثرثرة، ثرثرة، ثرثرة، علميات، ثرثرة، كلمة كبيرة.
    Ama Tek duyduğum iki taraflı konuşma ve kılıf uydurmaydı. Open Subtitles لكن كل ما سمعته هو كثير من الكلمات القانونية المخادعة والتبرير
    Tanıklardan Tek duyduğum ipe sapa gelmez saçmalıklar. Open Subtitles كل ما سمعته من هولاء الشهود هو تناقض لا عقل فيه
    Onlar hakkında Tüm duyduğum ne kadar fakir olduklarıydı, bu yüzden onları fakirlik dışında, başka bir şekilde görmem imkansız hale gelmişti. TED كل ما سمعته عنهم هو كم كانوا فقراء، بحيث أصبح من المستحيل بالنسبة لي أن أراهم في أي وضع سوى أنهم فقراء.
    Tüm duyduğum "Ah" veya "Hayır"dı, sonrasında silah sesi gelene kadar bolca haykırış. Open Subtitles كل ما سمعته كان اوه أولا لا ثم الكثير من الصراخ والصياح حتى
    Neredeyse yirmi yıldır Tek duyduğum senin gibi bir eşe sahip olduğum için ne kadar şanslı olduğumdu. Open Subtitles .. طوال حوالي 20 سنة كل ما سمعته هو أنني محظوظة جداً لوجود رجل مثلك في حياتي
    Kuttner, Tek duyduğum cızırtılardı. Neler oldu? Open Subtitles كل ما سمعته منك يا كوتنر كان السكون، ماذا حصل؟
    Tek duyduğum "falan filan Japonya. Open Subtitles بتقديم من برنامج باور بوينت لم أبدء به بعد كل ما سمعته هو بلاه بلاه اليابان بلاه بلاه
    Bilmiyorum. Tek duyduğum onun ismi ve Kimya ile ilgili bir şeyler söyledikleri. Open Subtitles لا أعرف ، كل ما سمعته هو إسمها وشيء ما عن الكمياء
    BlueBell'e geldiğinden beri Tek duyduğum ne kadar etkileyici olduğun, bu kasaba için neler yaptığın, vs, vs, vs. Open Subtitles كل ما سمعته منذ وصلت بلوبيل هو مدي روعتك وكم قدمت لهذه المدينة
    Benim Tek duyduğum eğlence ve sorumsuzluk tanrısının geri döndüğü. Open Subtitles لإن كل ما سمعته كان أن إله الفرح و عدم المسؤولية قد عاد
    Tek duyduğum özgür olmak için kumarı nasıl istediğindi. Open Subtitles كل ما سمعته كيفما أردت بأن تقامر بطريقتك لتصبح حر.
    Tek duyduğum sen ve anamın Holden hakkında ne kadar kötü durumda olduğunuzdu. Open Subtitles كل ما سمعته عن كيفية تدمير تدميرك وأمي كان بخصوص هولدن
    Tek duyduğum sisin içinden gelen o korkunç ses. Open Subtitles كل ما سمعته أصوات مُفزعة وسط الضباب
    Olmadı. Tek duyduğum yalnızlığın sesi oldu. Open Subtitles لكن كل ما سمعته كان صوت الوحده
    Tüm duyduğum, babamın bu kapının arkasında olduğu. Open Subtitles كل ما سمعته إن والدي في الجانب الآخر من هذا الباب
    Geçen hafta Tüm duyduğum, "Harrison şöyle, Harrison böyle." Open Subtitles كل ما سمعته طيلة الأسبوع هو هذا( هاريسون)وذلك(هاريسون)
    Tüm duyduğum "server" (sunucu) ve bende biraz kahve istiyorum. Open Subtitles كل ما سمعته "سيرفر" و اريد قهوة
    Tüm duyduğum "Giyim Mağazalarıydı Open Subtitles كل ما سمعته كان (محل الملابس)

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more