Tek yaptığı içmek. Neden onu eve almayı kabul ettiğimizi bilmiyorum. | Open Subtitles | كل ما يفعله هو الشرب, لا أعلم لما وافقنا على مشاركته |
Belki Tek yaptığı eve gelip, kanepede oturup TV izlemekti. | Open Subtitles | ربما كان كل ما يفعله هو الجلوس ومشاهدة التفاز |
Tek yaptığı beni saatlerce yoğunlaşmak ya da nefes almak için yalnız bırakmak. | Open Subtitles | كل ما يفعله هو تركي لساعات عديدة اركز او اتنفس |
Son birkaç haftadır Tek yaptığı şey uyumak. | Open Subtitles | فى الأسابيع الأخيرة كل ما يفعله هو النوم |
Tüm yaptığı yemek, uyumak ve bira içmekti. | Open Subtitles | كل ما يفعله هو أن يأكل يشرب ينام ويشرب البيرة |
Tek yaptığı seni kollarıyla sarmak ve sımsıkı sarılmak olur bir gram bencillik olmadan. | Open Subtitles | كل ما يفعله هو أن يحطيك بذراعيه. و يحضنك برقة دون أىة أنانية. |
- Tek yaptığı kütük gibi yatıp, salyasını akıtmak. - Ben seçerim. | Open Subtitles | ــ كل ما يفعله هو الاستلقاء هناك ولعابه يسيل ــ سأختار نيابة عنه إذاً |
Şimdi Tek yaptığı her gördüğü yerin fotoğrafını çekmek. | Open Subtitles | والآن كل ما يفعله هو أخذ صور لكل الأماكن |
Kuzenlerimden biri, Diego, Tek yaptığı ağlamak. | Open Subtitles | أحد أبناء عمي , دييجو كل ما يفعله هو البكاء. |
Dışarıda ata binerken Tek yaptığı yapraklara bakıp onlar hakkında şiirler yazmak! | Open Subtitles | كل ما يفعله هو التحديق بالأغصان و كتابة القصائد عنهم |
Bu şişko yapsın, Tek yaptığı oturup yemek. | Open Subtitles | اجعل هذا السمين يرتبها كل ما يفعله هو الجلوس وتناول الطعام |
Tek yaptığı tuvaller üzerinde seks yapmak. | Open Subtitles | كل ما يفعله هو ممارسة الجنس على اللوحات. |
İntikamın seni tekrar bir bütün hâline getirecek olan yapbozun son parçası olduğunu sanıyorsun ama Tek yaptığı seni daha fazla parçalamak olacak. | Open Subtitles | تعتقدين أن الإنتقام هو القطعة المفقودة من الأحجية ، و أن ذلك سيجعلك كاملة مجددا لكن كل ما يفعله هو تحطيمك أكثر |
- Tek yaptığı, kaykaya binmek ya da tek başına oturup resim çizmek. | Open Subtitles | - كل ما يفعله هو قيادة ذلك اللوح أو الجلوس لوحده والرسم |
Tek yaptığı insanları takip etmek. | Open Subtitles | كل ما يفعله هو ملاحقة الناس في المكان |
Tek yaptığı Karsten'ın dağınıklığını temizlemek. | Open Subtitles | كل ما يفعله هو التخلص من فوضي كارتسن |
Tek yaptığı oyun oynamak. Şu salak oyunun adı neydi? | Open Subtitles | ...كل ما يفعله هو اللعب بتلك ماذا تسمونها ؟ |
Tek yaptığı seni sersemletmek. | Open Subtitles | كل ما يفعله هو تخديرك |
Bana Tüm yaptığı cinayeti soruşturmak gibi geldi.. | Open Subtitles | يبدو لي كل ما يفعله هو التحقيق بجريمة قتل |
Ve Tüm yaptığı o paraları almak olan birisi Olmak istemedim. | Open Subtitles | يطلب من الناس التبرع بينما كل ما يفعله هو الأخذ. |
Tüm yaptığı çomak sokmak oluyor. | Open Subtitles | كل ما يفعله هو قول الملاحظات |