| Gazetede yazan her şeyi okudum, hatta beni organizasyona çeken şey kesinlikle buydu. | TED | قرأتُ كل ما كُتب في الصحف، وكان ذلك ما جذبني بالضبط إلى المنظمة. |
| 3D yazıcılarla alakalı bildiğim her şeyi öğrendiğim küçük bir atölye buldum. | TED | وجدت ورشةً صغيرةً، تعلمت فيها كل ما أعرفه عن الطباعة ثلاثية الأبعاد. |
| Polisler "24 saat içinde şehri terk et" dediklerinde, tek istediğim gözüne yumruğu çakmak, şantaj yapıp, haraca bağlamak, seni incitecek her şeyi yapmaktı. | Open Subtitles | :وعندما قال الشرطة اخرجي من المدينة في 24 ساعة كل ما أردت القيام به هو ان ابصق في عينيك ابتزازك استغلالك، أي شيء يؤذيك |
| Elimden gelen her şeyi yapıyorum ama bu günlerde eski cüzdan oldukça inceldi. | Open Subtitles | أننى أفعل كل ما أستطيع . و لكن محفظتى القديمة خالية هذه الأيام |
| Bir baba gibi, ihtiyacı olan her şeyi ona öğretmeliyim. | Open Subtitles | مثل أب، أنا مصمّمُ على أن أمنحه كل ما أستطيع. |
| Çocuklarımın normal dünyanın bir parçası olması için,yapabileceğim her şeyi yapmak benim işim. | Open Subtitles | ووظيفتي هي أن أعمل كل ما فى وسعي حتي ينشأ الأطفال بشكل طبيعي |
| İhtiyacımız olmayan her şeyi kapat. Şu dış aydınlatmaları da kapat. Haydi! | Open Subtitles | اطفئوا كل ما لانحتاج الية , الاضواء الخارجية الأن هيا , اذهبوا |
| Onu eve getirebilmek için her şeyi yapacağım tamam mı? | Open Subtitles | وسأفعل كل ما بوسعي لأعيدها الى المنزل مرة اخرى، حسناً؟ |
| Dinle, sence ben bana önerilen her şeyi alıyor muyum? | Open Subtitles | إستمع، هل تعتقد أن أغتنم الجميع كل ما تقدم لي؟ |
| Yapmanız gereken gelip her şeyi kontrol etmek ve balığı yemlemek. | Open Subtitles | كل ما عليك فعله هو المجيء وتفقد كل شيء وإطعام الأسماك |
| Söylenmesi gereken her şeyi söylemedi ama en azından dile getirildiği için mutluyduk. | Open Subtitles | لم يقل كل ما وجب قوله لكننا كنّا سعداء أنه قيل على الأقل |
| Yasa falan yok! İstediğimiz her şeyi yapabiliriz! her şeyi! | Open Subtitles | لا توجد قوانين بوسعنا أن نفعل كل ما يحلو لنا، |
| Ona öğretmeye çalıştığım her şeyi anlamayabilir, ama bunu anladı. | Open Subtitles | ربما لا يفهم كل ما أعلمه له ولكنه يفهم هذا |
| Bu aileyi bir arada tutmak için her şeyi yapıyorum canım. | Open Subtitles | أنا أفعل كل ما فى وسعى لأحافظ على هذه العائلة معا |
| Çok yükseldiğinde gülerler ve yaptığın her şeyi dümdüz ederler. | Open Subtitles | ،إنهم يضحكون حين تصبح متنفذًا ويدمرون كل ما لديك بنزوة |
| Madem onu öldüreceksin... bari sahip olduğun her şeyi benim adıma geçir önce. | Open Subtitles | التبرير المنطقي الوحيد لقتله هو أن تتنازل لي عن كل ما تملك أولاً |
| Ama iktidarda her şeyi yapacağım geri baban almak için, tamam mı? | Open Subtitles | لكنني سأفعل كل ما بإمكاني أن أفعله لأستعيد أباك ، حسناً ؟ |
| , I orada olduğunu biliyorum, ben her şeyi izlerken bak. | Open Subtitles | انظر ، أنا اعلم أنك حولنا تشاهد كل ما أقوم به |
| Evet, fakat hastalanmaması için elimden gelen her şeyi yaptım. | Open Subtitles | نعم، لكن فعلت كل ما بوسعي للتأكد أنها لن تمرض |
| Böcek, kemirgen, kuş, diğer kediler, varsa küçük köpekler, her şeyi. | Open Subtitles | سوف تقتل كل ما تستطيع رؤيته حشرات قوارض عصافير قطط اخرى |